Güneş gibi parlayan
Saclarinda
Hayallerimin esmesi lazim
Pencereme vuran
Yaseminlerun dokunuşu gibi
Bir tene dokunmam lazım
leylisini arıyan mecnun
yıllar önce burda karşılaştık
etraf yaprakla doluydu vesoğuktu
sen demiştin yani benim gibi hüzün dolu soğuk
işte o an saçlarının esintisişi ok gibi saplandı güne
ömrüme kondurduğun buselerin hiç çıkmadı
Mahallede hiç kimse kalmadı
Caminin ışığı yandı sessizleşti
Ortalık top, davul sesiyle gün bitti
Komşular birinin zilini çalar oldu
Vakit gelince sofra kuruldu
Eller semaya kalktı dualar ömre kondu
Gülüşü sermaye dünya malına denk
Gönlü derya han samimiyetli sözüne bak
Coşkusu yeter kahır yüreklere bıraktığı haza bak
Etrafına doldurur küçük büyüğü sohbetteki inceliğe bak
Mahşere yükselecek istiklal
Vatanıma sahip çıkarken yücellerin yücesi
Yine hüsran yaşadı fitne, ihanetin iblisleri
Tarihe not düştük 1915'in ilkbahar gecesi
Göz koyanın sıralı toprağa çizildi cümlesi
Marifet olmuş çıplaklık yarışı
Yüzleri makyajlı her karışı
Mal mülk gosterir bozar barışı
Beyaz esmet sarışını et pazari
Cildi olmus burusuk bir harita
Masanın üzerine bir mektup bırakarak
Aynayı kırarak odaya dağıtarak
Duvardaki resmini yırtıp gittin öylemi
Ama unutmuşsun yüreğimdeki seni
Mecnun. Gormez guzel çirkin
Yureginde açmış nice gul lale
Aciyi yoluna katmis sevda icin
Ömrünü baglamis kara gözlere
Sensizlik çarpasıyla
Hayallerim öksüz kaldı
Düşlerim soldu
Ve ümitlerim bitti
Yürek mecruh
Kulağıma sensizliğin kırık dökük nağmeleri
Gönül yarama merhem olusun sandım
Dilimdeki mühürü sökersin sandım
Kalbimdeki sancıları sararsın sandım
Gül kokusundan sevdaları alırsın sandım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!