Karanlık adamlar yurdumla tonla,
Cânım gök kubbeyi is yapacaklar.
Bırakma elimi, dost, beni anla;
Yoksa beni senle küs yapacaklar.
Kararlı adımlar bağrımda yürür,
Gönlüm nerede gezse
Civârı sensin güzel.
Merkezinde Rabb'im var,
Kenarı sensin güzel.
Meftûnuyum perimin,
Şu dünyaya adım atan bir canın
Başından her türlü iş gelir geçer.
Günü güne uymaz gencin, kocanın;
Bazı dertli, bazı hoş gelir geçer.
Kimisi ayaktır, kimisi baştır;
İnternet başında bekler rotasyon
Millî Eğitim'in müdürcükleri.
Organları geçirmekte mutasyon:
Çanak anten oldu kulakçıkları.
Bakanlık insafa gelir mi ola,
Çıktım bir yola;
Vardım, buradır.
--Hayırlar ola?
--Derdim buradır.
Bunsuz n'iderim?
Hiç kimseden hayır yok, bugün imtihan günü;
Bosna bitti, bitmedi Avrupa’da kan günü;
Başladı asrımızın son “kanlı Balkan” günü..
Murat Han emaneti asırlık miras ova;
Dayan ki, Kahhar Allah seninledir Kosova.
Tüfekleri kara listeye aldım;
Beyaz bir çiçeği mermilediler.
Ellerim yukarda bekleyip kaldım,
Çünkü güzellikler semadan iner.
Hey Mevlâ’m kalbimi melek gibi yap,
Gözlerini unutalı çok oldu,
Bir bak hatırımda elin kalmış mı?
Birer birer her tarafın yok oldu,
Ateşin zaten yok, külün kalmış mı?
Vefa hendeğini aşamadın sen,
Asırlık bir derdin bütün nakşını taşırdı teni,
Gülüşündeki donukluk hatırlatırdı doğuyu.
Bu daracık mezarımda bir daha öldürdü beni
Resimleyemeden ölmek gözlerindeki buğuyu.
Ne zaman çıkma fırsatı olmasa seyran içine,
Yetmişli yıllardı: Günün hasında,
Önemli bir haber yoktu basında.
Yaradan'ın "Yirmi Ağustos"unda
Bir viyaklamayla; gökleri yırtan
Ne iyi ettin de bağırdın Nurten.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!