Ey dost, bize artık o gözle bakma;
Fesattan geçeli epey oldu biz.
Elimizin emeğidir her lokma,
Rahattan geçeli epey oldu biz.
Dünyalık peşinde özümüz yoktur,
Adaletinden rahmetine saparsın değil mi? Saparsın.
Asî kuluna bir iyilik yaparsın değil mi? Yaparsın.
29 Şubat 2000
Farkında insanlar, farkında cinler;
Aldığım nefeste sen varsın Fatma.
Tıngırdar yüreğim, yerle gök dinler;
Minnacık kafeste sen varsın Fatma.
Fe, cana can katar; beni görürüm.
Hakkımdın. Aldığın bu karar sana
Yarıyorsa ben hakkımdan vazgeçtim.
Seni benden alan, can pahasına
Koruyorsa ben hakkımdan vazgeçtim.
Bir haftada bitmediyse balayı,
Gizlenme o perdenin ardında, açıkta dur;
Şöyle bir göreyim seni, karşıma çık da dur.
Evvelâ cepheden bakayım sana loşlukta,
Sonra da dönüp profilini ışıkta dur.
25 Şubat 1989
Şamil gibi kök oldukça
Dallarımız yeter size.
Yayımızda ok oldukça
Kollarımız yeter size.
Olmaz olsun Rus’luğunuz,
Aynı toprağın gülleri idik.
Sen toprağa karışalı o bıçakla…
Kızıl kanlar şahit buna.
Benim kollarım zincirli artık;
Söylesene söylesene hangi hakla?
Dünya bir garipleşti,
Yurt yurda benzemiyor.
İnsan acayipleşti,
Fert ferde benzemiyor.
Bu hâl bana batmada,
Sevdiğim kız biraz küçük galiba;
Ellerinde bebeği, oyuncağı.
Ezberlediği tek laf anne-baba,
Bildiği tek kucak anne kucağı.
Annesi milyarder, babası tıpta;
Bugün, bu Levent size bir masal anlatacak;
Billur anılarına yüreğini katacak;
Güzel yürümek için güzel adım atacak!
Falan filan demeyin, bir falan tanıdım ben;
İstanbul yollarında bir Canan tanıdım ben!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!