Yer tutar karamızdan,
Balkan bizdedir bizde.
Fışkırır yaramızdan,
Al kan bizdedir bizde.
Yedi deryâ geçiren;
Filistinli çocuğum.
Tarife hacet mi var?
Üzerimde gocuğum,
Elimde gofret mi var?
Ne top gördüm ne aşık;
Gizlenme o perdenin ardında, açıkta dur;
Şöyle bir göreyim seni, karşıma çık da dur.
Evvelâ cepheden bakayım sana loşlukta,
Sonra da dönüp profilini ışıkta dur.
25 Şubat 1989
Şamil gibi kök oldukça
Dallarımız yeter size.
Yayımızda ok oldukça
Kollarımız yeter size.
Olmaz olsun Rus’luğunuz,
Aynı toprağın gülleri idik.
Sen toprağa karışalı o bıçakla…
Kızıl kanlar şahit buna.
Benim kollarım zincirli artık;
Söylesene söylesene hangi hakla?
Derûnumda uyuyorsun
Gizli öznem, mışıl mışıl.
Söylemeden duyuyorsun,
Bakıyorsun ışıl ışıl.
Gözler hayat, gönül saksı:
Dünya bir garipleşti,
Yurt yurda benzemiyor.
İnsan acayipleşti,
Fert ferde benzemiyor.
Bu hâl bana batmada,
Hicrana koydum nokta;
Vuslat gibisi var mı?
Dünyada millet çok da
Ecdat gibisi var mı?
Onsuz ham kalır yazım,
Sevdiğim kız biraz küçük galiba;
Ellerinde bebeği, oyuncağı.
Ezberlediği tek laf anne-baba,
Bildiği tek kucak anne kucağı.
Annesi milyarder, babası tıpta;
Bugün, bu Levent size bir masal anlatacak;
Billur anılarına yüreğini katacak;
Güzel yürümek için güzel adım atacak!
Falan filan demeyin, bir falan tanıdım ben;
İstanbul yollarında bir Canan tanıdım ben!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!