Ruhumuz tanıdık "Kâlu Belâ"dan,
Canlar birbirini bilir sevdiğim.
Kısmetlinin, şol cennet-i âlâdan
Senin gibi payı gelir sevdiğim.
Anam, pek güvenir benim ahtıma;
Altından her lahza toprağı kayan,
Asırlara direnen bir yalıyım.
Buz kesen soğuğu ruhunda duyan,
Yaprakları gazellenmiş çalıyım.
Ben bir adamım ki, dudağı çatlak;
Bu gurbet maceramı kimseye yazmayınız,
İşsizim burda ama çalışmak üzereyim.
Konsantrasyonumu ne olur bozmayınız,
Dostların hasretine alışmak üzereyim.
Sağolun, sayenizde aşabildim bendimi;
Yarabbi basından sen bizi koru;
Tövbe etse şeytana taş çıkarır.
Münker ve Nekir'e o sorar soru,
Sekiz sütun bir röportaj çıkarır.
Hayırlı bir işi tanımaz, bilmez,
Bakın, şu yaşama maratonuna;
Kimi 100’ler, kimi basmaz 10’una;
Birkaçının daha geldik sonuna..
Artıyor bu işe hayranlığımız;
Bitiyor dünyada mihmanlığımız.
İlk fırsatta üstüne çek yorganı,
Yum gözünü, vur kafayı yat oğul.
Hayal çeşmesinden doldur kırbanı,
Hakikatte yoktur bu rahat oğul.
Şansını birazcık zorlarsan eğer,
Gözüm artık alıştı bu rüzgâra,
Yolumdan çeviremez beni bu kum.
Karışmaya hazırım, bekliyorum;
Ufukta görünecek atlılara.
İşgalciler burada, yakındadır..
Nazlı yâr, kapında eskitme bizi;
Hâlimizi sever misin? Söyle sen.
Dirimizden bucak bucak kaçarsın,
Ölümüzü sever misin? Söyle sen.
Mavimize çalım sattıramadık,
Silahlı, dürbünlü, tazılı katil;
Hâlâ peşimdesin azılı katil;
Bu avın sonunda avlanacaksın;
Yapacağım seni “yazılı” katil.
2 Aralık 1999
Bu bir yalvarış Afra, kulakların duyarsa;
Yakışır mı Leyla’ya, Mecnun’una kıyarsa?
Ben bir hazine buldum, ellerimden kayarsa
Şu fukara gönlümü gayrıyla avutamam;
Olur da ayrılırsak ben seni unutamam.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!