Erdem Beyazıt'a
Şehirler, köyler, ülkeler,
Yedi kat gök, yedi kat yer,
Kara, kızıl, beyaz eller
Açılır sebebe..
Sebeb ey! ..
Uzun yolun bakiyesi olmuşum,
Hayatım okunur göz aklarımdan.
Bir fırsat ver, havalansın can kuşum,
Kalksın artık bu yük ayaklarımdan.
Şehr-i hayâl kapısını zorlarım,
Bir güzel ki, benzer semavere;
Öylesini bize Hüdâ vere.
Anlatmak için kaynadığını
Yalnız buharıyla seda vere.
Nisan 1991
Gözlerimde yağmur oldun,
Sele döndüm yâr seninle.
Mızrabımda mâhur oldun,
Tele döndüm yâr seninle.
Bindim aşk denen gemiye,
Burada deli bir yağmur yağıyor,
Yaş neyime gerek, sen olmayınca!
Bulutlar içinde Bodrum Kalesi,
Taş neyime gerek, sen olmayınca!
İçimde mutluluk ve hüzün eşit;
Varamadı sana cânım mektuplar,
Okumazsın diye yazılmıyor ki.
Artık bana mekan oldu kutuplar,
Bu aşkla yörende gezilmiyor ki.
Çıkan ateşimin düşmesi lâzım,
Yâ Rab başım kazan gibi,
Bu çekilmez ağrı niye?
Hey devletim! Bazımızın
Niye açık bağrı, niye?
Şakıyan her kopuz yalan,
Sırtlamışım öfkeleri taşıyorum evime,
Kertenkele sürüleri ayağıma basıyor.
Kısrakların dizginleri dolanmışken elime
Uçurumun kenarında başkaları kasıyor.
Sardı beni avcılara yem olacak bir kuşken
Dost arkadaş toplansalar, bir araya gelseler
Sensiz sohbet tamam mıdır? “Çay” gözünü seveyim.
Fakir senden medet umsa, İblis aklını çeler;
Aman uyma o mel’ûna.. “Bay” gözünü seveyim.
Şimdi belki zayıf, sıska hâline şaşıyorsun;
Bugün iş yerimizde ediyorken lakırdı;
Birden telefon çaldı, baktım başkan Sağır'dı;
Sizin hürmetinize ziyafete çağırdı
Memnuniyetle geldim: Hevesli, heyecanlı..
Yolunuz açık olsun Tamilla Abbashanlı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!