Anarşiye başvururmuş,
İsyanı batıl olan.
Senin gitmene susuyorsam,
Bil ki yaptığım doğru olan!
Üç kilo altıyüz gram,
Yumuk yumuk eller,
Hala açılmamış gözler,
Başladı ömürlük dram.
Ağla bebek,
Bir serçe parmağı yol katettim,
Umudumda direttim,
Yalnızlığı hiç ettim,
Ben bugün sana geldim.
Sakın kovma beni,
Kökümüz bir,
Özüm sensin.
Ben Doğu Türkistan,
Sen Türkiye.
Beni;
Beni anladığın gün tekrar konuşalım,
Kelimeler kalksın aramızdan.
Beni anladığın gün hiç susmayalım,
Gözler anlatır ruhumuzdan.
Ben,
Hiç var olmamış bir yaşamın çocuğuyum.
Kalem nedir bilmem,
Elim tetikte.
Ne zaman düşse,
Kırılır bütün kalemler.
Buz gibi bir oda,
Duman basmış havayı.
Bütün memleket burda;
Tavan gökyüzü,
Deniz pencere,
Parkeler kumsalım.
Yalnızlık;
Çok karanlık,
Fenerim yok benim.
Dünya;
Çok aydınlık,
Vicdanım tok benim.
Aynalardan korkuyorum:
Bakıyorum,
Saçlar kırlaştı.
Bakıyorum,
Zaman azaldı.
Bakıyorum,
Gerektiğinde ölür,
Gerekmiyorsa yaşarız.
Zamanı gelir elbet,
Kıtalardan taşarız.
Allah’ı unutunca,
Nankörlük eder,




-
Kürşat Hardal
-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarDeğerli yorumunuz için teşekkür ederim :)
Serbest vezinle yazılmış anlam dolu çok güzel şiirleriniz var.Benim de antolojideki * işaretli olmayanlar aynı yazdığınız tarzda gençlik şiirlerim yani sizi okuyunca gençliğimi hatırlamış oldum.
Kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, herşey gönlünüzce olsun, selamlar ve saygılar sunarım.