Enginlere gözü dikmiş bakıyor
Bir selama hasret olmuş yürekler
Bir umutla bakan gözler ağlıyor
Diller dertli, susar kırgın yürekler
Gönül bahçesinde solmuş çiçekler
İnsan güzel bir varlık, kendisini bilmezse
Uzak dur, çok yaklaşma, kin kibiri bulaşır
Yüzü gülmez bir kere, sevilip sevilmezse
Eli dili dikenli, kiri pası bulaşır
*
Yumuşak diken olmuş, kızmadan batırıyor
Almış sakız cakkır cakır çiğnerken
Gül dağıtır gülü verir herkese
Peşi sıra oğlan uşak gezerken
Kırıtarak gülü verir herkese
Kaşı gözü ayrı oynar gezerken
Kırma gönlü ey dost, bir gün olur sorarlar
Dosta ak yüzünle bakacak bir yüzün olsun
Güneş gibi olunca, yüzün insanlara parıldar
Kırılan kalpleri kazan bir gül olursun
Tut dilini sakın konuşmak, belki kıvrılır dilin
Kış ayında soğuk olur buralar
Ne giysen de fayda etmez havalar
Orda burda ahkâm kesen ağalar
Garibin halini görse şu canlar
Anasız babasız kalan yavrular
Kış gelince soğuk rüzgar esiyor
Önce gönlüm, sonra beden üşüyor
Kar fırtına arkasından geliyor
Kimse bilmez gariplerin halini
Arıyorum barınacak bir evim
Kış gidince neler oldu bir bilsen
Bahar geldi bizim eller değişti
Koyunlarım gebe kaldı bir görsen
Her bir canlı yarış etti gelişti
Kuzularım birer birer doğuyor
Kıskandırdın şahini, korkuttun kartalları
Nasıl çıktın zirveye, yolu izi olmadan
Dağların ucu değmiş, delerken bulutları
Türk askeri geziyor, kimselerden korkmadan
Türkoğlu Türkü söyler, çeliktendir yürekler
Kitap arasında kalan şu çiçek
Solarken yüreğim, üzüldü o an
Pervane olmuştu onlarca böcek
Kurumuş görünce üzüldüm her an
Açtıkça kitabı gözlerim dolar
Her adımda kıvırıyor belini
Bir de görsen kıvırırken dilini
Yılan gibi eğip büker belini
Kıvırırken bir de görsen dilini
Bir sözü de diğerini tutmuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!