Mendil elde bir güzele sallarken
Dağdan esen yeller değer gönlüme
Bizim bağda taze güller açarken
Yüreğimi delip girer gönlüme
Tadı özde sözü dilde gülerken
Uzattım elimi tutmak istedim
Ağlamaklı gözle yüzüme baktı
Dertlerini birer birer dinledim
Merhamet der gibi sessizce baktı
Boyun bükmüş görsen mahsun cemali
Metrisin her yanı taştan duvarlar
İnsanlığa hasret yiğit koçlarım
Güneşi görmeden rengi solanlar
Zalimin elinde kaldı canlarım
Gardiyanın ayak sesi gelirken
Eşeğe sormuşlar sıpan nerdedir
Mevlama emanet saldım çayıra
Sordu bana, sizinki kiminledir
Bizimkini sorma, mevlam kayıra
Tatlı dille, güler yüzle severken
Bir bak hele şu güzele
Ağzında ki tatlı söze
Eli koymuş ince bele
Meydan okur hep bizlere
Sağa sola bakınarak
Arının sırrı baldır, hikmeti var mı bilen
Hak kitabi okuyup, anlayanı görmedim
Kalbe sevgi koyarak, rastlamadım bir yelen
Her işte cinlik yapar, sevdiğini görmedim
İş aradım mercekle, açlar sarmış her yanı
Hissettirdin bana seni her yerde
Bakıp da görmeyen, meğer benmişim
İz bıraktın, beni gör de, bil diye
Bakıp da görmeyen meğer benmişim
İnsanlara yürek verdin sev diye
Görmedim yüzünü duysam sesini
Gül bahçeye salı verdin gönlümü
Yürekten gelince çığlık sesini
Güllerin içine saldın gönlümü
Elinden tutup da koşasım gelir
Gönül bende sana bir şey deyim mi
Suladığın yürek şimdi nemlendi
Bak toprakta filiz gibi boy verdi
Açılan çiçeği görmek isten mi?
Kırıla ezile un ufak oldu
Görmez olmuş gözleri
Kimseleri görmüyor
Kararan dünyasında, tek başına yaşıyor
Sevenleri bir anda,
Meğer körmüş diyerek
Hemde nasıl kızdılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!