Baktım sana hazırlıklar başlamış
Vakit gelmiş, gidiyorsun o yola
Dön bak hele heybende de ne varmış
Yarar mı hiç vardığında orada
Yaşarken düştün, dünyanın derdine
Mezar olmuş yürekler, nerde kaldı hür fikir
Örümcek dolu beyin, gitmez oldu bir adım
Köprüleri hep yıkmış, gönüller virandir
Doğruyu anlatmaya, var mı atan bir adım?
*
Aldanma şu bedene, kırık faya benzerken
Var mı itirazın söyle derdini
Hangi gülü dersem sana benziyor
Anlatmak imkansız bendeki seni
Al kızıl yanaklar güle benziyor
Gözlerinin içi derin bir kuyu
Vay be
Yine düştük bir derde
Şu derdin içinde gör keyif sürene
Herkes düşmüş yaşamanın telaşına
Ha....sen mi?
Sen yaşasan ne olur, yaşamasan ne olur kardeşim
Bak semaya, ne görürsün orada
Bir güneşi, bir yıldızı bir de ay
Pırıl pırıl parlıyorlar orada
Nurunu da nerden alır bilmezsen
Boşa geçen şu ömrüne vay ha vay
Mihraba minbere çıksan da her gün
Doğruyu demezsen vebal sendedir
Parasızlar gelir beş vakit her gün
Paralı gelmezse vebal kimdedir
Makamın geçerli öyle bir yer ki
Bu gün benim veda günüm diyeyim
Ay bile doğmadı karardı gecem
Aklım yön vermiyor nere gideyim
Dillerim lal oldu sessizdir gecem
Yaralı yüreğim şaşırdı yönüm
Veren sensin, sahip sensin
Candan öte can mı var ki
Beden senin, ruhum senin
Bana kalan geri ne ki
Bir hiçliğe girmişim ki
Kim kimin dostudur hiç belli değil
Sırtını dönene vuran kaçıyor
Dost dediğim asla dostça da değil
Dostluklar yalanmış vuran vurana
İnsanlar un değil, unvan derdinde
Elleri nasırlı insanı görsem
Eğilip elini öpesim gelir
Yüreği nasırlı zalimi görsem
Alnının ortaya vurasım geldi
Gece gündüz akıl teri dökenin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!