Gök kubbede maviliğin
Derinliği görebilsen
İçinde ki güzelliğin
Zenginliğe erebilsen
*
Yıldız güneş ay içinde
Pirincime benzeyen, beyaz çakıl taşları
Kan içmekten zevk alan, dünyanın jandarması
Emri verip uşağa, yaptırdı katliamı
Her fırsatı kollayıp, sırtımızdan vurdular,
Çoluk çocuk acımaz, hemen dağa kaldırıp
Önünü görmeyen, kör olasıca
Gördüğü her nesne, kendinin sanır
Düşünüp tartmadan, acımasızca
Dünyalık mal için yürek çarpınır
*
Yüreği içinde dünyalık sevgi
Berekettir demiştik yağan yağmur suları
Coşturdukça coşuyor Ordu'nun dereleri
Her yağışta azıttı azgın selin suları
Yürekleri yakıyor Ordu'nun dereleri
Kara kara bulutlar geldi durdu şehrime
O saçların düşmüş gözün önüne
Söyle bana özde derdi bileyim
Sine'yi kavuran narın közüne
Düşmüş gülü bende çekip seveyim
Kaldır başı yüzü görmek dileğim
Rüzgarı estirip soyarken gülen
Soysuza, gülenler alkışı eder
Acıyı hissedip deliye dönen
Sesi arştan gelen durmadan öter
Hak hukuk bilmeyen devşirme soyu
Öter 2
Eğilip dört büklüm şeklini alan
Soysuzun soyguna bakarken güler
Acıyı hissedip yüreği yanan
Sesi arşa çıkıp durmadan öter
Yol vardır yönü beli, engelsiz nehre benzer
Beyaz bir kağıt gibi, insana çok şey söyler
Bin düşünen akılla, çözmeye yürek ister
Aklın yolu bir diyen, oturup düşünseler
*
Her çığın tehlikesi yürek yakar bilene
Övene bak övene Lut kavmini severmiş
Evlilikte erkeği daha fazla övermiş
Kadınları değil de hep erkeği istermiş
Lanetlenmiş topluma yüreğinde yer vermiş
Helak olmuş toplumun neyine özenirsin
Övülmeye gerek yok dilinde bal olsaydı
Dost dediğin sevenin gönüllere akardı
Bülbül gibi şakıyıp gök kubbeden çıksaydı
Allamei cihanda cümle alem duyar'dı
Söz söylemek Hak'tandır doğruysa bulur değer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!