Dedi ki ey gönül nedir ki derdin
Of dedikçe deli yüreğim yandı
Kükredi dillerim, estikçe yelim
Dağların başından dumanım çıktı
Uzattı elini gözüme baktı
Arının peteğinde, gördüm güzel gözünü
Salyasını akıtıp, balladırır özünü
Bülbül gibi öterken, bal damlatan sözünü
Anası gökte uçar, verdim diyor kızımı
*
Duyduğu güzel sözle, gitmez olmuş ayaklar
“Sanma sakın sustuğumu “ diyorsun
Ben sana susmayı öğretmedim ki
Konuş durma, neyi doğru bilirsen
Sana doğruları öğretmedim mi?
İnsanlar, ne de çok bilir, her şeyi
Güneşin doğuşuna hasret kalan yürekler
Hiç arkana bakmadan engelleri aşta gel
Dökse bulutlar gibi aksa özümden seller
Cehalete dur diyen, öğretmene koş da gel
Bir harf düşse yüreğe dalga dalga yayılsa
Hiç olur mu öğretmenin eskisi
Sevenlere yeter yürekteki sevgisi
Yoktur asla elde dilde silgisi
Sevenlere yeter yürekteki sevgisi
Hiç olur mu öğretmenin eskisi
Mor menekşe, lale sümbül açıyor
Her birinden ayrı renkler parlıyor
Kokusunu her bir yana saçıyor
Gören gözler arıyor öğretmeni
Nuru kokuyu çiçeğe veren mi?
Bilmeyene bilineni öğretmek
Görmeyene doğru yolu göstermek
Şaşırmışın şaşkınlığını gidermek
Görevindi öğretmek, öğretmenim
Sen öğrettin gerçekleri hep bize
Okudum yıllarca dirsek çürüttüm
Anladım desem de inanma sakın
Hatalar diz boyu akıl yürüttüm
Bilmiş gibi duran yüzüme bakın
Okumakla arif olur sanmıştım
Oku yavrum oku adam ol diyen
Eğitmek kolay mı derdi bilmeyen
Gül yüze bir defa yüzü gülmeyen
Çayıra salar gibi okula saldık
Utandım kardeşim utandım benden
Okumanın kaldı mı ki önemi
Cehalet göklerde zevkle uçuyor
Diploma duvarda süslüyor evi
Cahille çalanlar gökte uçuyor
Okumak uğruna ömrünü vermiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!