kent bizim değil
biz
el gün bilmez iki haylaz serçe
oyunbozanlığımızla yarattığımız bu efsane
akıllardan hiç yitmeyecek
gökkuşağı kanatlı
silinmez sevdanın izleri
yaz şarkıları gibi sıcacık özlenir
yaralamış ömrümüzün çılgın baharı
yaşadığın anları benimle hayal etme
hayale yakışmaz solan bir aşkın ağlayan tebessümü
yollar ve nehirler sana varırıdı
iki deniz arasında kalmış gibiyim
martılarını ayırt edemiyorum heyecanlarımın
dalgaları kıyıya doğru ateş gibi köpüklü
hangisi bende
ben hangisindeyim
bilmiyorum...
yapış yupuş sıkılganlıklarla
kabuslar da bitiyor oyunlara tutsaklıkta
hayatla dalga geçiyor yalana alınmak
küstah sislere yakalanmış her anımız
biz biz olmaktan çıkmışız
ikide bir uzaksızlık
git
bak normalleşir ölüm
en azından senin için
zararı yok
ben gözbebeklerimdeki yinelenen eskilliğinle
yenilenir
isim:özlem
şehir:gözlerin
bitki:kulaklarına küpe yaptığım çürük kirazlar
eşya:turuncu papatyalı tokan
artist:mutlaka ibrahim tatlıses
hayvan:ilk çocuğumuz sarman kedi sultan
bil ki gülümseyecek gök
katran kırıntısı kurşunî bir kalabalıkta
düşlerimizin gaz lambalı bozkırsallığına...
bil ki deniz kuşlarıyla birlikte söyleyeceğiz
ıraklara son şarkımızı
yaz mevsimi sundum çamlıcalı sek menevişli sevinçli
kadıköy akşamlarında üşümek gibi ağlamak ardından
sarayburnun'dan esen rüzgarla sarhoş martılar gibi içli
bahariye'de öğle üzeri şarkı dinlemektir seni beklemek
çetin ceviz açlığımla çınaraltında huzursuz özlerim saklanışını elden günden istanbuldan benden yaramaz
artık paşalimanında sadece yalnızlığım aldırmaz afacan
istanbul'a açılsam galata'dan
şöyle unkapanı'nda çaresiz sevgili aymazlığında
haliç'e gömülsem pul pul ışıklarıyla sabahın
karaköy'de balıkçılarla oynaşırken kediler
üşüsem çay içsem seni düşünerek
ve desem ki




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.