başlangıçlarım benim olmadı hiç
yanlış anlaşılmalarıma su içirsene
her şey saçmalığın danıskasıydı
sen ben kent ve yankısız adımlarımız
flüt renkli bir çocukluk yağmur sonrası
bakımsız ve eski camlardan aşağı gökkuşağı
beni bırak
gözlerin hep yanımda nasıl olsa
beni bırak
gözlerin peşimi bırakmaz nasıl olsa
aha bak
anladın sanırım
ağaçlara başlayınca o dalgın umarsızlık
herşeyim sen
yapraklar mı döküldü
saçlarındır yapraklarım
tel tel bir hayal ormanı
iyimserliğime dokundu yaz
seni eylülüme anlattım peşin peşin
rüyalarımı tanıştırdım sıcacık parmaklarınla
ham ölüşleri unuttum ayrılığında
ayrılığında bir hayat sürdüm
sobasında gözlerin kışlarının
pazartesiler olurdu burnumuzdan solurduk
tüylerimiz diken diken senin ayva tüylerinde
kendini ele verme korkusu
kollarından alıp götürmek isterdim
ben kollarını isterdim kendimi kollarına isterdim
sıcak beynime işlerdi vaz geçmezdim
bir yazının ilk harfi kadar özelsiniz çaresiz
bir şiirin ilk mısrası kadar aydınlatıcı
şarkıda seslerin sustuğu nokta bir nefeslik sizi sevmek
yüreğim çello siz yay okşayan ruhumu
bir tek seni özlem öykülerine çizdim
ben mahalle çocuğu hiç büyümez bükük dudaklı
merakım sana
hangi sabah kuşlarının seni uyandırdığına
tüm ezberlerimi bozdum
gözlerinin kapkara kuyusundaki bu şaşkın kurbağa
sırtıma saplandı içerim
içerimde huyu suyu bilinmez
ayran gönüllü bir deli konuşkanlık
susmanı isterim beni dinlemeni
sokak satıcılarını kaldırım sohbetlerini
keşmekeşliğini limon ağaçlarının
yağmur yıkar yeryüzünü
savaşlardan artakalan buruk kurtulma sevincidir
sevmenin özlenen kabusu
yağmur yeryüzünü
beni aşk
seni ben anlarım ancak
acımış:
şaha kalkan yalnızlıklar ordusu
cadde artığı
kömür kokulu kalabalıkları
kirli yağmurun




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.