ben hep anındayım aslında
hava bulutlu olduğu zamanlar sırılsıklam
oksijenin olurum yağmur zerresinde
aklının ucundaysam soluyorsun demektir beni
zamansızlığımı bulaştırdım sana
bağışla sensiz yıllarımı
yeryüzümdü aşkın
gtimişliğin daha sıcak
şımarık bir uğultusuzluk
bekler kapıda
ben toprağa gücenmiş bir böceğim
sesim boş
batık susuyorum
uzaklığının halleri çaresiz
sisli nehir boylarınca ellerimin yordamı
seni düşünüyor gülüşünü
nehir boylarınca ellerim tekne
uzaklığın nehir
aramızdaki şiirin adı yok
belki çünküsüz bir akşamdan yoksunduk
çok çok bakışlarımıza uymayan gölgelerde
birleşti çizgilerimiz...
uzakta:
gece rengini kıskanırken gözlerinin
sallapati uykulara korkak sırf ihanette
sabah baskınlarına hazır sakin
müebbet suskunluğuyla kan ağlarken içimde
keder döngülü bekleyişlerden sonra
bir Nisan kalabalığı kalır huysuzluğunda
koyu dağılmışlıklar ulaşamayınca aklındakine
suyun tadıyla biter şaşaası bedeninin
gök inlemeleriyle fırsatçı haziran akşamı
tebessüm anlık bir yanılgıdır
kahkaha yüzyıllık yalan
mutluluk duvar dibinde kanadı kırık serçe
günlerim hasta sığınağımsa aşk
yalnızlığımın patikasında
simli sarı bir çiçek böceği
uysalım aslında
şaşkınlığımı aştım
kör olmak istemiyorum
son kuşlar gitti
dargın denizden kalkıp
sanki aşk bitti...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.