E’ye Hasret Türküsü
yar
hangi dağı aştın gene ki
yüreğim sızlar
özenle acı çekmek ölüme kafi midir bilinmez
içine kapanmış evlerin iyimserliği bulanık yarınlara fit
kazara çöker akşamın kirli tedirginliği kuşların yalnızlığına
düşünerek geçirmek gibi zamanı seni sevmek rüzgara karşı
çıkınımda buram buram yeniden dirilmesi ellerinin sulak
kaçıncı aryamdı gelircesine gidişin mayıs akşamı bilsem nasıl anlatır yasaklanmış rüyalarımı
yepyeni hüzünlerle sırdaş eskimişliğini sevdalı aldanmışlığımın
E’nin Perçemine Gazel
perçemin sorsam hangi telli turna direnir
hangi iklim saçlarından haber eylemez eğleşir
hangi yaprak saçına değer de kan olur yeşerir
karşı ki dağ bilesin ayrılığındır içimdedir
E… bir çift kara özlemdir
bir eksiğim var
kokun yoksa dudaklarımda
parmaklarım dolanmayınca
eteklerine tedirgin sevinçlerinin
aklımın bir kenarına not etmiştim
ağlamak da ihtimaller dahilindeydi
katmerlenmişken bulutsuzluğun tedirginliği
E….E Adana’da bir haziran sabahını sabah olmaktan çıkardın
gözlerin uykusuzdu bekleyişsizliklere alıştırarak beynimi
her şeyi oluruna bırakmanın aldatıcı akışkanlığı
kumlu sahillerinde olduğumu
kimseye söyleme
gözlerim
pür telaş balıkçılların
hayırsız neşesiyle delik deşik
deli poyrazlar savuruken
kangrendi masamda duran varlığının isyanı
adını yağmurlu ve soğuk yazmayı öğrenemedim
ıssız yazları sevdim hep
saçların yerine güneşin şavkıyla oynamak için
uykularıma kasteden atatürk parkı'ndaki halini
unutmamak için
geleceğimiz yoktu sanki
ama o günlerde...
çocukça kavgalarımız sokaklarda
yarınlar yan gözle bakamazdı
ne dünümüze ne bugünümüze
ayaklarımız deli yağmurların içinde
gün alasına tutuldum çocuk
bulut ve su köprüleri kurdum pazarlarıma
aynı yağmurda ıslanmaktan hep korktum...
evler toprağa çakılmış
boş hırsı gibi bencilliğin
tüm dünya sınıfımız sanki
özlemli bir tebeşir kokusu
seni içimden atamadım
sızısı
güneş yanığım benim
ne sevgilim çeker nazımı




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.