üşüdük yorulduk biz de alelade
dünyaya dargın bakışlı çocuklar da olduk
çektik yükünü içimizdeki proleter kesiklerin
güneşe döndük yüzümüzü sırtımızdan vurulduk
tek aşkımızı yitirdik öğrenci yurtlarında
sesinle
güneşten bir sarmaşık dolaşıyor içimde
ılık bu baharla yaşamayı seviyorum
çünkü aşığım adımı seslenişine...
ve en sevdiğim yaz düşünün ara sokağında
o yok kim bilmiyorum ama ona ölesiye aşığım işte
olmayan biri
içimdeki aşk arıyor onu
yıktık tüm değer yargılarını
tersine döner dünya meşgul tüm gezegen
hep bir kavgaya doğru yolcu
bileklerimizde sımsıkı sarı sayfa kokusu
birbirimizi anlama tatili sayarak şiiri
iliklerimize kadar üşümesek keşfedemezdik
katedilen zorun içimizdeki yarada yazlaştığını
ve hep aynı kentte yaşardık rüyalarımızda da
biriktirdim
acı
tatlı
korku
biriktirdim
güzellik biriktirdim
konçerto bitti
duvarlar bizi tanır artık
yanılmalar pususunda
bir sen bir de ben mi kalmıştık...
oysa zamandı yolunu şaşıran derdi
sığınağım zemheri
kırağı düşmüş yazdıklarıma
karabasanlara gelmişim şuursuz
ölüm ikram etmişsin duydum köşe bucağıma
yalnızlık kudurmuş salgın aşk ağaçsız gömü
gülüşünün tarihi yaptı beni ben
kanatları kırık kanarya sustu
gözlerinden vuruldu kartal
arslanın pençesi düştü
dağ kayasız kaldı
tanrılar düş kurmaya başladılar
imkan/sızım
bu sessizliğin dışarısı geçmiş zamanlı
güneşi yaşlanmış olsa da yepyeni şefkatli
uzakları tanıyan arabalarda aklım
anneleri balkonlarda çocuklara kıskankanç
sokak satıcılarının eşliğinde geçiyor ömrüm
yaşıyorum diyorum en azından yaşıyorum
sıkıntılı kaldırımlardan akıyordu akşam
soğuk ülkeler gibiydi caddeler etrafımda
eski ormanlar gibi kokarken saç diplerinde
kınası bir akdeniz öğleninin
akşamı bir ömür bilsem gene ölmezdim...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.