küsmüşüm zamana sarı bir bahar pijaması üstümde
ölüm son bir abilik yapsa der güler köprüler yüzüme
köprüler ki karşılıksız severler benim gibi yaşayışını
neyi saklar içine attığın şarkı ağlamasız çocuk ürperişi
gözlerim gölet olur senin rahat balıklarına rengarenk
bulutlarda mayıs kampanası kalbim rezalete alışkın
koştuğum bu susuzluğu anımsayamıyorun
bir adım sonrasında bile acılarımın
yaşlanır zaman
sevgim dışında her şey
ağustos parkları kadar mütevazi ölmeliyim
sancıdaydı kırmızısı kanımın
zamanı kalmadı ağlamanın
tınısını yitirdi kış suları
kıt kanaat otobüs duraklarında
ayaklarımın sızısı savunmasız beklemeye seni
bir serap seli müjdeleyecek hatırlandığını
buğulu bakışların kendini savuracak yollara
hiç okumadan atacaksın kan damgalı mektubu
puslu düşüncelerin kendine çok puslu hava
önceleri emeklediğin sevda koşan ölüm olur ardında
mısralarının ardı bilinmezlik çırılçıplak
eskidik mi dersin
anıları konuşacak kadar
üzüldük mü? ...
anılar hakimse bir aşka
kitaplarda bile
okuyacak bir şey kalmamış demektir
koyu bekleyişler yiter anlık gün ışığında
saçmalama hakkını kullanmıştır tüm bitişler
toprağın ıslak kokusuyla gelen saplantım
kır çiçekleriyle ölçtüm ayrılığın zamanını
sen olmasan da sensizlik benim...
gözlerimde hep bulut
uzaklara bakan çocuklar gibi
yüreğimde ahmak ıslatan yağmurları
kuşların göç edişi bakışlım
gülüşlerin mi ufuk çizgisi
bulutların mor kenarlı kıvrımlarındayım inan ki
sen aklımdaysan yaşam her yanımda tüm ayrıntılarıyla
unutulmamış bir koyun sıcaklığı duvara dokunduğumda
aklımdasın taşa tuza buza bile kıyamam şimdi ben
ayaklarım içli içli ihtiyarlasın ihtiyarlayacaksa
güz sessizliğinde ağlayarak dinleneceğimiz bir gün
kaygısız kuşlar ötecek balkonumuzda
sen gök rengi bir kahvaltı hazırlayacaksın
çocuklar haylaz şarkılarla okula gidecekler
işte ömrüm ister böyle yılışık
ister böyle serseri
nasıl olursa olsun
anlamayın ben küskün bulut göğe
yeni olurum eski gibi tecrübeli sevmeye ama aşk
yetişirim yitirdiğiniz yıldızları kaldırmaya ben ağlayan
nar çiçeği düşlerde ansızın baskın gelen üşüyen serçe
kaideyi bozan istisnayım kumral tadında mutluluğun
habersiz eylülüm sonbahardan yapraklarım bıkkın




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.