keramet mi var ki ayrılıkta
ona varır her darmadağınlığın sonu
suçsuzluğun yol ayrımıdır o
ormanların yeşilliğini kanıksamakla
kanıksamamak arasında
masum masum akan sular gibi görünse de
salı pazarından aldım samimiyetimi
çiçek dalında güzel ellerim var ya
karanlık bir avludur yol ayrımı
çoğul yalnızlıkların iskelesinde
upupzun bir kabustan uyanınca gördüğüm tek gerçektin
göz çukurlarımda can çekişirken imbatlar
yıkımların sancısı önemsiz bir alıntıdır artık
kör karanlığıma alıştım unuttum aydınlığını
zamana akar suçluluğum sekmez bir kurşun adaletiyle
aydınlık bir gülün üzerinde yağmur taneciği içlenmem
tiz kusar gece sisli bir ışlıtıyla mührünü içimde dağdağa
caddeler el açar tılsımına yıldızların geçmişi anar gibi
ben hep seninleyim geçmişle olduğum gibi tıpkı
kırıklığımı anla
doğru adreslerin yanlış mektuplarıydık
ağlamadık
kalem kırdık mevsimlere
anlamaya çalışmadan zamansız yağmurları
içimde bulutları kollama telaşı
sen uzaklaştın akşamdır bu uğultu
sen uzaklaştın ünleyerek adımı
sen ayrılığın tınısı kırılganlığı heybetli
ünleyerek adımı bitir dudaklarındaki
son tınıyı heceleyerek tüm yaşadığımızı
simsiyah yağmur
avuçlarım gri yalnızlık
renkler yitmiş benliklerinden
sesler kendini bilmez
uğursuz bir uğultudur tabiat
ben hiçliğimle uyumsuz
geceyi seninle aldattım
seni geceyle
damarlarımda katran karası düş ırmakları
gökyüzü küçülür gözümde
düşününce tebesssümünü
utanınca sonsuzluk yanında saçlarının
attığım adımları zaptedemez zaman
yağmalanmış olsam da
gizli günahlarıyla anılarımın
ve yalnızlığım sırılsıklam iranî bir ezgi
acılarım dağılırdı geceye
semtleri ayrıran ana caddelere
ahh bugün pazar bedenim tatil
yüreğim değil
ben hayata gelişi güzel balıklama




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.