dağ sırası aştım öperken yüzünü
aldı beni gençliğimin bitişi uzuncacık
savunmasız çocuklar gibi sevdim seni
kenti çevreleyen korkuydu aşksızlık
korkuyu yendik biz işçi köylü yek emekçi
leyla dedik ille leyla çoğaldık fabrika fabrika
kendimi sorguladım bakışlarının engizisyonunda
orta çağ karanlığı hikayende ben kürek mahkumu
gururlu meydan okumadır sana ulaşmak dürtüsü
çarmıhta isa hicrette muhammed mahkumluğunda ben
aşk
düşlerim yoruldu
beklemekten sesinin ince boyunlu kuğularını
içi çiçekli mektuplar yollarım saçlarının kumral haline
acılarımı sağaltıyor nasıl gelirse gelsin bakışların
ama bir tek bakışların
yüzümde hafif gün kesikleri
penceremde dağdağa
sığındığım çocuk sesimde fer yok
buz dağının eylemleşmesi içimdeki sen
sarışın kırmızı gülün mevsimsizliği
mevsimsizliğin kıs kıs gülen dikeni
arkadaş bakışının göz kenarıdır
incecik bir kış gibi saran kederimizi
yılmaz
aman vermez yolculuklarda çarpar yüreğimiz
dert ki aşk ola gündemi
nerde sabah orda akşam
mor deliliklerle geçiştirmiyorum ayrılığımı
kırmızı gül nazına katlanmaktır
seni ölesiye yakalamak öğle vakitleri
ağlayışları çetrefilli ve girift bir normalleşmeyse sensizlik
kırlangıç yavruları yuvalarından düşmüş demektir
otobüs garajlarında yolculuk hazırlığı yapmak gibi
sonlu bir lacivertle
harmanlanmışım farkında olmadan
ama sonlu
siyah bir doğası olmalı senden sonrasının
iç geçirirken ara sokaklar
bana sadece
ikimizin bildiği şarkılar söyle
sana acılarımla eşlik edeyim
ruhum boydanboya portakal çiçeği kokulu nefesinle sevişsin
beni o anki halimle değil
anılarımla ve geleceğimle al içine düşlerinin
hayal olur bozkır tenli akşamlara karışırsın
bir sıkımlık canı var ölümün imkansızlık garipsiliğinde
saatlere veryansın etsem el değiştirir ölümüm
bir ucundan bir ucuna yüreğimin kıvrak dağ yolları özlemli
resimler duvarlara mecbur bakımsız ben sana anlama sen nolur
ekşimtrak sevişmelerin huysuz kuğusu sonbahar yakınsa söyle




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.