özlemler taşıyor gözlerimden
iyi niyetlerimle senleşmeyi bırakalı çok oldu
yüzünün anlamı firuze
yakındığım ustalığın ölmekle eş anlamlı
intihar bahçesinde cinnetsizbir sadeliktin
sen
çürüyünce zamanın kıskacı küllenir hazan ışıkları
yarıştığım bir kendim varım artık ulaşmakta ulaşılmazlara
tanımıyorum diri yüzünü akşamların akşamlar tabutu sokakların
inancımda serüveni kaldırımların tınısız adımlarımla...
yalnızlığımın iştahını kabartınca
yorumlar yorgunuysa güz çizgimiz
gergin anımsayışlarla iner defterime akşam
kumrular son demindedir
ve bulutlar gençlik şarkılarıyla koyulaşırken
can hıraş sarardığımı anlamazsın
kar tokluğunda üşümelerimi
çok tuhaf bir adam bir çocuk parkında
kalbinin sana atışından vuruldu
ağaç dallarından kaçıştı kuşçağızlar
o sahneyi gözlerimde sakladım
alasın yüreğine çivileyesin diye
özlemin ne olduğunu
kahırlı yüzlerden çaldım beklemeyi
umudu çalmayı denemiştim bir kezinde de
tam köşeyi dönerken anili
sen sandığımdan...
kendimizden de bahsederiz birgün
sana söyleyemediğim tek şey var
aramızda samanyoluna inat bir siyah
simsiyah uzun bir çöl
sana söyleyemediğim tek şey
söyleyerek yitirmektir işim
sense bir başkasın yitirdikçe çoğalan
sonrasızlığı sevmiştim
dudaklarından aldığım hızla
bulutlar yarım yamalak yamalarıydı
sorgusuz yaşam tüketmelerimin
sorguluyorum şimdi
sakar isyanlarımı...
yılbaşı
yıldızlar imasında dudaklarımın
dünya kendini unutmuş
sen benim küçük kedim hep aklımda
yapraklarını döktü mü çağla ağacı
gözlerimde biriken sarı sarı çilll çillll
serçeleri göç ettirir yollarımızın ayrılığı
rakseder pamuk ipliğine bağlı ardına kara perde çekilmiş gökyüzünün deli çalkantısı sokaklar sana suskun
ben noktasız harf sen harfsiz nokta
köy yolu ıssızlığı bol yıldızlı sevişmenin kokusu adınla
ay esir akşamlara nasılsa olsun gelsin sensizliğin karanlık oynaşısı damarlarımda can bulsun ey yar
varlığından geçtim yokluğuna adadım çoraklaşmış çılgınlık güncemi
nasıl bulanıklaştığını bilmezdim
şarabî uğurlardım ağaçların güneşe kırgınlığını
uğultulu ve uyuşuk
durgun sularda
kaderlerine ve kederlerine boyun eğince yapraklar
susuk




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.