ayrılık karlı bir tatil sabahı
içimi ısıtan bir çağla ağacı bal anılı
gözlerimde balonunu kaçırmış çocukların hükmü
yuvasız kırlangıçların masumluğu çığırtkan
maviliği siyaha çalardı eylem yorgunu gözlerinin
erik hoşafı yer che'ye özenirdik
ikinci eldir ölüm senden uzakta
döşümdeki ansızlık infilaklı
haykırışının kıyafeti sesinden biçilmiş
sen
sen
kızılırmak kızıl akar
gözlerimde esmer tüter hasretin
anadolu buza kesmiş
sen türkülerde sevda sıcak
hasandağı aşka durmuş
başı yıldız duman
sakın sakınma yoksulluğumdan seçmeli yalnızlığını
yalnızlığını sen seçersin de durur mu ellerim
şerh koyarım örselenmişliğimle
ayaklarından başlayan ürpermeye
şanslı birleşmemiz olacak göreceksin
ben bir yurtsever gözlerinse bulunmaz ülkem
şakalaşmayı bırakmalıydık
hiçbir şey eskisi gibi olmamalıydı müstehzi
ardınsıra yürüyebilir solan çiçek ölüleri boş ver
sahibimiz yok bizim gülüm olmayacak
rollerimiz değişecek kan deryasıyız ya bir de mutlulukla
farkımız bu bizim
sevdan alemde yeni bir hakikat
sen ilk yalansın
ikna olamamış suçların şüphelisi
sen içimde
birdenbire kara görmüş denizci çığlığısın
aramızda inkarı imkansız paylaşılmış orman yolculuğu
üzerimde laciverdî ağlamaklı
dünyaya darmadağın saçların
gülümser elmacıklar dururken bir köşede
dargın yalınayak
karagün dostu mektupların
koşar adım hikayeleri gibi
sazıydı ya
köşebaşlarına sinmiş her tıkırtı
ya da yansıması soysuz bir ışığın
umutlarımın kör noktalı sazıydı ya
konuşmaktan korkarım
yeryüzümdü aşkın
gtimişliğin daha sıcak
şımarık bir uğultusuzluk
bekler kapıda
ben toprağa gücenmiş bir böceğim
sesim boş
ben hep anındayım aslında
hava bulutlu olduğu zamanlar sırılsıklam
oksijenin olurum yağmur zerresinde
aklının ucundaysam soluyorsun demektir beni
zamansızlığımı bulaştırdım sana
bağışla sensiz yıllarımı




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.