anlarsın gecikmişliğin ölümü beklemek olduğunu
sevda çektiğini unutmadan yaşamak sırasız delirme tutkusu
kaygıların boş olduğunu anlamak gibi rahattır kavuşmayı düşünmek
ayrılık felsefi derinlik içerir sevdiysen eğer
unuttuğun ölümü unutmuşluğumuzu
çocuk gönencidir seni çeken deniz yanılsaması sokulganlığına
kalbim bilmem kaç kere yanlış
seni bilmem ne kadar sevdim
seni kırlara benzetmek isteyişimi
öğlen güneşi ıssızlaştırınca yüz hatlarını
suç ortağı iki ergen gibi ayrılmak istemeyelim diyorum
ben senin terli kollarını silmeliyim avuçlarımla
biliyorum hiçbir yağmurun benim değil
benim asıl adım sensizlik
saçların yeri göğü süpürürdü
ama ben dokunamazdım hışırtısına kumrallığının
biliyorum benim asıl adım karşılıksızlık
bu benim kişisel son buluşum
yıllarla yiten mi pişmansızlık vurgusu
kandırmak mı sözsüz birleşmesizliği
tüm fiilleri atmışım ömrümden
sende durdum kaldım sende
zifiri olduğu an şehir ben sanmam arayım şekilsizliğini
bir kalıba girmeyen sana benzerliğimi tutamadım kendimde
kalkış saatidir bir uçağın imkansızlık
kara kutusunda ayrılık taşıyan gökyüzü sevişkeni
bir yere not ettiğimiz unutulmuş randevular
yön verir sabahlarımızın oluruna kuralsız
sarı sıcak bir ürperti
gene kaldırım düşkünlüğü
yalnızlığımın tek ayıbı...
isyanımı kimse anlamadı
ağaçlar gibi zamana yayıldım
insan yorulmak bilmez gülüşlerini izlerken
hiçbir şeyin olmasa gençliğin kırılırdı bekleyişime
saçların bekletirdi iç işleyişini yürek yanılgılarımın
sözsel davranmalıydık belki yolculuk zordu
kuşları izlemek öğle ve akşam arası
kahve tadında şekerler yerdik
pencerende bizi anlatan aydınlık
saçlarında aklın gibi pırıl pırıl
ben senin imkansızlığına bile vurgun
saniyelerimi sana adarım bil yalvarırım
bana tattırdığın acıların güzelliğini bil
kahve rengi hüzünlerle gelir akşam kuşluğu
bana bir gün daha bağışlasan sevgilim n’olur
üzerimdeki bu salt haziran ağlayışlı boşluğu
gözlerimin havzasından bıraksam da olur
bırakmasam da
karışık ağrısı rüyada bile
incelmeye çabalı
dışarda odur kırma sesli
ve son güneşli pazar istiyor...
böyle sözcükleri de kırıp kırıp saklasam kışa...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.