yakın uzaklarım vardı seni unutmak gibi
sen göçer misin ufkumdan ki saçlarım ağarsın
ağaçlar yaprak dökerse bilirim gitmişsin yine
yinelemelerimde hep o soluksuz
hep o üstün körü o aynı mevsim
akşam olur da üşürüz ya ağaçlar korur çocukları
tepemizdeydi gün
kalıntıların mıydı bu eğik boynu güneşin
ayaklarımda kum... sıcaklığın...
devran koymadım adını aramadık
ama çığ ve çöl mağduru değilim
buz ve ateş
anılardaki toz
ayrıca kurak bir yaz
kovalamaca teri
damlarda aynalılar suda
tenekelerde süs biberi
cibinlik kokularıyla iner gölge
“…”
çılgınlaşmak önerilerimi
hayat sırrı gibi sakladım
sen vardın akar suyun ötesinde
sır saklanır hayat yaşanırdı
ilkgençlik yıllarımın muson yağmuru
hint okyanusu'nda hayallerinde boğulmuş bir balıkçının
özlemesi gibi tufanı
hey bak ben ilk kez yıkılıdım böyle
yaramaz mı yaramaz okyanus kuşları parçaladı düşlerimi
kimbilir hangi balıkçının ağlarına takılır gözlerim şimdi
sırma gölgesindeydim saçlarının
edanla konuştun yüreğime susuk
ben hiçbir haline yetişememiş kadar
mutsuz
bıraktığın ardına kuzgun
sana değil ardına
vefalı hicazlarımla sesleniyorum
tüm makamlarına sarmaşık karakterli gidişinin
aynı şeyleri tekrarlıyorum artık suskunluğumla
yaprakların dökülüşünü izleyişine
sararmış da olsam izlediğin bir bahçeyim işte
kirlenmiş pencerelerimin kendilerinden geçmiş
şirrettir sınırlarımız
seni benden alan şarkısızlık yapraksız
her yanım yanık zaman bulaşığı
orkestramız umutsuz dudaklarımız sunaksız
sanki hiç açılmayacak güllerimiz
doğulu tevekküller içinde erguvanlarımız
zaman bohçam dağınık
gözlerinin tesadüfündeyim
ne ben
ne sen
hayat bize
yakamıza iliştirilmiş karanfil
aceleye getirdim hayatı zahir
aşkıma şeytan karıştı melek yüzlüm
koşmak güzelliğine narin ölümlü
boynumun borcu kamçılı bekar yalnızlığı
sana gelmelerim bir ömür sirki
bu kumpanyada bir sen yoksun




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.