Saçaklar altında kalalım böyle,
Yağsın bu yağmurlar doyana kadar.
Başın omuzumda fısılda, söyle,
Yüreğim sesini duyana kadar.
Islak saçlarında parlasın sular,
Yine kanamaya başladı yüreğim,
Akşam güneşi altında yer yer kanayan deniz gibi.
Ne serin rüzgarlar merhem oldu yaralarıma,
Ne durgun suları çimdikleyen yağmurlar,
Boşuna bağlamışım umutlarımı yorulmuş martılara;
Umarsız bakar bakar
Ne bomboş günlermiş
Seni tanımadan geçirdiğim günler,
Sorumsuz, amaçsız, umutsuz, kaygısız günler,
Yattımmı yatardım gecelerden sabahlara kadar,
Sabah olmuş, akşam olmuş, gece olmuş, fark etmezdi,
Taşı gördüm taş olarak,
Ah bu gece, ah bu kötü gece…
Ah bu kötülerden kötü gece…
Gidişi olsun da,
Bir daha gelişi olmasın böylesine kötü gecenin;
Yüreğim ağlayıp durdu kimsesiz çocuklar misali
Sabahlara kadar,
Seni unutmama olanak mı var
Bu şarkılar yağmur altında seni söylerken,
Bu trenler böyle giderken,
Ötüp duruken bu kuşlar bu sonbahar dallarında,
Bu direkleri sayarken bu telgraf telleri?
Seni unutmama olanak mı var?
Yüreğimde gamsın, gözlerimde yaş,
Damla yanağıma, düş yavaş yavaş,
Meğer seni sevmek ne tatlı uğraş;
Bir ömür sevdim de usanamadım.
Rüzgarda sen varsın, yağmurlarda sen,
Her nefes alıp verişimde,
Kirpiklerimin her kırpılışında,
Nabzımın her atışında,
Yüreğimin her çarpışında
Türk Ordusu ‘nu görürüm yanıbaşımda,
Her oturup kalkışımda
Yanık bir türkü gibisin dudaklarımda,
Yüreğimden kopan acı bir çığlıksın,
İnildimsin; eloğullarından, elkızlarından sakladığım,
En kutsal acımsın;
Seve seve
Kucakladığım.
Saçlarını okşamayı nasıl da özledi ellerim,
Nasıl da özledi gözlerim yüzünü,
O utangaç gülüşlerini,
Konuşurken şaşırıp şaşırıp kekeleyişlerini,
O hangi sabahtık ki; sana kavuşturacak
Beni?
Saçlarını okşamayı nasıl da özledi ellerim,
Nasıl da özledi gözlerim yüzünü,
O utangaç gülüşlerini,
Konuşurken şaşırıp şaşırıp kekeleyişlerini,
O hangi sabahtık ki; sana kavuşturacak
Beni?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!