Çullanmış nedense dertler üstüme,
Tükenmez dertlerin anasıyım ben.
Benzin zamlarından yem bulamayan
Alaca öküzün danasıyım ben.
Çorbanın tadına hasret kalmış ev,
Böyle mi vururmuş bir bakış, yüreğinden insanı,
Böyle mi altı üstüne gelirmiş dünyanın,
İnsan böyle mi karayı ak, akı kara görürmüş
Binbir kavak yelleri eserken başında,
Bir ayağı maşrıkta,
Bir ayağı mağripteyken,
Yırtıp atma resmimi, bir kçşede yaşlansın,
Gözyaşını elimle sildiğimi unutma.
Resmime gülümse ki; yüreğim telaşlansın,
Seni candan yürekten sevdiğimi unutma.
Saçlarını tararken bir kristal aynada
Çileli bir kervandayım,
Hem ateşte, hem kandayım,
Bir sahilsiz ummandayım,
Senin için ağlıyorum.
Kalbim kalmış alevlerde,
Seni küçük işvebaz,
Yapma bana fazla naz,
Gönlüm nazdan anlamaz
İltifat sanır bunu.
Seni şirin düzenbaz,
Havaya bak, nice güzel,
Mehtap güzel, gece güzel,
Şive güzel, lehçe güzel,
Herşey güzel, sen olunca.
Rüzgar eser, fısıldaşır,
Yüzüm gülmez oldu benim,
Tanrım, benim suçum ne ki?
Ateşlerde bu bedenim,
Tanrım, benim suçum ne ki?
Yanılıp bir aşka düştüm,
Sığın yüreğime darda kaldıysan,
Yüreğim tenine kalkan gibidir.
Buzlar arasında, karda kaldıysan
Isıtır yüreğim; volkan gibidir.
Yüzün andırıyor sedefi, gülü,
El verdin, kol verdin, ağız, dil verdin,
Allahım ben sana şükretmez miyim?
Etten bir beyinle ödüllendirdin,
Allahım ben sana şükretmez miyim?
Hemen duyuyorum bir tek ses gelse,
Benim, kulaklarındaki çınlama,
Benim, hançerendeki hıçkırık,
Güzel gözlerini bürüyen sis,
Yanaklarına süzülen yaşlar benim.
Benim, açık pencerendeki tülleri şişiren rüzgar,
Seni hüzünlere salan sonbahar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!