İsmet Barlıoğlu Şiirleri - Şair İsmet Ba ...

İsmet Barlıoğlu

Ufuklar yine yandı tutuştu
Yanıp kavrulan yüreğim gibi,
Deniz yine kaldı kızıl alevler içinde,
Orman yine yüreğimin yangınlarıyla baş başa, imdatsız,
Yine seninle düştüm tükenmeyen yollara anam-babam,
Sen atlı

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Nefretler ediyorum senden uzak yerlerden,
Pis pis mutluluk kokuyor ortalık,
Pis pis misk kokuyor,
Pis pis güneş doğuyor birdenbire,
Güneş birdenbire pis pis batıyor,
Çevremde öylesine bol pislik var ki;

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

- Ha o mu? Diye seslendi. Mine. Kızım. Demesine ben öyle demiştim ya, sonradan durum değişti. Öğrendim ki; en sonunda, benim o hayırsız kızımla damadım olacak adam yanıma gelmeyi kabul etmişler. Bilirsiniz, damat kaynana bir arada oturamaz. Üstelik onlar yeni evli. Eşyaları çok. Onun için onlar aşağıda, burada, benim evimde oturacaklar, ben de yukarıya, sizin oturduğunuz eve çıkacağım. Durum işte bu, kızım, yavrum, Mine ‘m. Namazı bitirir bitirmez, ben de evden çıkmanız gerektiğini söylemek için yukarıya gelecektim ya, neyse ki siz benden önce geldiniz. Bilirsiniz; kalpten kalbe yol vardır.
İki genç eşi görülmemiş bir şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Antrenin ilerisindeki ana kapıdan bastıran boğucu bir sis dalgası, çıkrık seslerini andırır gıcırtılarla saldırdı. Üzerlerinden geçtiği yüz yıllık çöküntüleri, yıkıntıları ve kalıntıları bir anda billur kubbeli saraylara çevirerek değerlendiren büyülü elleri gibi büyük bir ustalıkla kayarak ve dokunduğu her yeri güzelleştirip kıymetlendirerek taş merdivenleri çıktı, yukarıdaki barakayı bir ucundan bir ucuna kadar sardı.
Delikanlı, bir arpa başağını avuçlarıyla tersine tersine okşuyormuş gibi, içinde biryerlerinde bir ürperme hissetti. Zorlukla:
- Yani çıkalım mı evden diyorsunuz?
Dedi. Yaşlı kadın pullu başörtüsünü daha bir sıkıştırdı, çivit rengi gözleriyle kirpiklerini kıtpmaksızın daha bir baktı:
- Hı. İşte öyle diyorum.

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Sarı saçlarına kul-kurban oldum,
Sen beni istemez, sevmez misin hiç?
Bir ömür peşinde koşup yoruldum,
Bir kerecik olsun övmez misin hiç?

Islak çimenlere güneş doğarken,

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Sallama mendili; ürperiyorum,
Sanki ufuklara gider gibisin.
Sanki gözlerimde ıslak damlalar,
Sanki yüreğimde keder gibisin.

Bilemezsin, ben nasıl düşmüşüm dara,

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Sanma ki yeni çıktım bu kapının önüne,
Yıllardır eşiklerde böyle geçiyor ömrüm.
Benzetiyorum seni her bakıp gördüğüme,
Yıllardır eşiklerde böyle geçiyor ömrüm.

Dönersen bulma diye kapımı duvar gibi

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Sakın ellerime değme, dokunma,
Boş yere saçına çiçek takınma,
Sakın yollarıma durup bakınma;
Sana olan sevgim tükendi bitti.

Hayatım kahrına emanet midir?

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Rıhtımı yalar suılar köpüklerin önünde,
Güneş batar, ay batar, ben hala o yerdeyim,
Bil ki; ben hep ordayım, yarın da, öbür gün de,
Sana gelen gemiyle yeni bir seferdeyim.

Mademki umutların bir adı beklemektir,

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Bir kız sevmişim ki; Aslı ‘dan Aslı,
Ne Leyla ‘ya benzer, ne Şirin ‘e,
Geçirmiş yüreğimi eline
Didikler durur örgü yerine şişlerle, bildiğince,
Güvendiğim dağlara kardır ki yağdırır
Gündüz,

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

Aştım derdin üzerinden,
Sildim attım bedenimden
Şimdi var tut ellerimden;
Geliyorum sana doğru.

Hırslarımı hep boşladım,

Devamını Oku