Yolda tanımadan geçip gidince
O an bakışların ele benziyor.
Öfken nehir gibi kayalıklarda,
Gülmen köprü yıkan sele benziyor.
Saçların pırıltı almış denizden,
Her şeyi yitirdim yıllar içinde,
Bir aşkım, bir kalbim, bir de yarem var,
Hayatım tükendi yollar içinde,
Ne bir çıkar yolum, ne de çarem var.
Yüreğim şamdanda pıtırdayan mum,
Kapalı sana karşı bahtım, n ‘eyleyim?
Güvendiğim tüm dağlara karlar yağmış,
Güvendiğim tüm geçitler tıkanmış,
Yollarım taşlı taşlı, kesekli kesekli,
Güneşlerim çamur çamur, balçık balçık,
Ne gündüzlerimde tad, ne gecelerimde lezzet,
Çok beklettin ama ben yorulmadım,
Mevsimler tükense beklerim yine.
Gel canım, birlikte kıra çıkalım,
Sen evine gitme, ben de işime.
Kırlar baharlarda çiçektir, güldür,
Düşün yakamdan karabasanlarım,
Çilelerim, açılın yanımdan-yöremden,
Dağılın kederlerim, sızılarım, acılarım;
Denize düşenin yılana sarıldığı yerlerdeyim,
Açılsın mühürlenmiş kapılarım kanat kanat
Gideyim.
Yüreğimdeki güle konmuş bir bülbül gibisn,soluk bile almaya korkuyorum
uçar gidersin diye.
Gül yüreğime muhtaç, sen güle muhtaçsın
ve ben sana muhtacım.
Kuzunun süte,
kurdun ete,
Nasıl bilmez kalbin beni,
Reddettiğin değil miyim?
Bir sonbahar akşamında
Terkettiğin değil miyim?
Yalvarırken her gün sana,
Sazımız düzenlendi,
Sesimiz ezanlandı,
Çağımız hazanlandı,
Sen dahi gelir misin?
Takıl gel ardımıza,
Seni niçin kuşlardan sorayım?
Rüzgarlardan, bulutlardan, aüaçlardan,
Denizlerden, gemilerden, kumsallardan,
Martılardan niçin sorayım?
Kuşlar ne bilsin senin nerelerde olduğunu?
Rüzgarlar, bulutlar, ağaçlar, denizler,
Öylesine tecelli etmişsin ki;
Kuşlar sana dönmüş
Ve senin gibi süslenmiş rengarenk desenlerle,
Rengarenk teleklerle, tüylerle, kanatlarla,
Senin gibi cıvıldaşır, ötüşür olmuş kuşlar,
Seni andırıyor dallardaki o duruşlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!