Sonunda karasevdan işledi kemiklerime,
Özlemlerim yüreğime hançer hançer saplandı,
Acılarım hıçkırık hıçkırık hançeremde,
Azapların bedenime dikenli teller gibi sarılmış,
Beni selamete çıkaracak ne bir kapım,
Ne de bir pencerem
Ne hoş sana kavuşmak,
Tam yanına ulaşmak,
Zamanları durdurmak
En mutlu anımızda.
Sevda bir uğraş gibi,
Ben dervişim, sessiz konuş;
Duygularım karış karış,
İstiyorsan eğer yarış
Yüzyıl önce çık yollara.
Gah yanarız, gah tüteriz,
Sevdadan söz etme; ezberlemişim,
Mutluluk her neyse bilememişim,
Ne dertlere düşmüş, görememişim,
Bir ömrü harcayıp tüketerek ben.
Ben sevdim, sen ise ihanet ettin,
Razı oldum, baş eğdim
Senin hatırın için.
Yıllarca yol bekledim
Senin hatırın için.
Çile çektim, dertlendim,
Allah ‘ım var, Kitap ‘ım var,
Dinim var, imanım var,
Bedenim, canım, ruhum, gönlüm, sevgim var,
Bir Sen ‘im yok.
Hem de öylesine yok ki;
Ele-avuca düşmüşüm Sen ‘sizlikten,
Neyleyim bomboş yüreği, bomboş kalbi,
Seninle dolu olmayan kalbi neyleyim?
Meğer ki; seninle dola bedenim, ruhum,
Mutluluğu böyle bulurum,
Kimseler beni bomboş sanamaz, bakıp da ellerime,
Sen zerre zerre işledikten sonra
Seni sevmek öksüz bir çocuğu sevmeye benziyor,
Seni sevmek bir bayramı sevmeye benziyor.
Ceviz yaprağı üzerine koyulmuş kirazı,
Mavi sulara kurulmuş bembeyaz gemiyi,
Islak suların yaladığı altın kumları.
Seni sevmek düşlü uykuları sevmeye benziyor,
Ne mendilim tuğralı,
Ne günlerim karalı,
Yalnız kalbim yaralı
Seni sevdim seveli.
Kaynayıp coşuyorum,
Seni sevince sabretmeyi öğrendim,
Durmayı, beklemeyi, bırakıldığım yerde kalmayı,
Direnmeyi öğrendim
Kasnakların zamanı sağabildiği ana kadar.
İsyan etmeyi öğrendim erimeye, çürümeye, bitmeye,
Pul pul olup dökülmeye.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!