Mermerler üstünde duru beyazsın,
Bir tatlı pembesin öfkelenince.
Öğle güneşinde bir sarı sazsın,
Gelincik gibisin hiddetlenince.
Tenin denizlerden alınmış sedef,
Çiçeklere sordum, gelin olmuşsun,
Teller duvaklarla elin olmuşsun,
Melteme darılıp yelin olmuşsun
Özlemler içinde yanıyorken ben.
Menekşeler sildi gözyaşlarımı,
Gel artık elkızı,
Ellerin kızı…
Buhar yükselmeye başladı soğuk topraktan,
Tohumlar, çekirdekler çatladı,
Taraklıkuşlar yeni yeni tarıyor saçlarını,
Körpe çimenler başlarını çıkarmışlar yarıklardan,
Gel de bak halime, nasıl yaşlandım,
Tanıman mümkün mü? Sevdiğin miyim?
Ateşine değip yandım, haşlandım,
Lütfedip beğenip övdüğün müyüm?
Bak ki bu ben miyim, böyle mecalsiz,
Geçti katar katar, gitti kervanlar,
Ben tozlu tozaklı yollarda kaldım.
Başımı kesmeğe hazır fermanlar,
Yaman acınacak hallarda kaldım.
Aklım dörtnal gitti, ten kaldı yaya,
Evlerinin önü çöplük dağları,
Çevreye dökmüşler paslı yağları,
Genel tuvalettir yeşil bağları,
Maşallah, maşallah, kırkbin maşallah.
Evlerinin ardı pislik denizi,
Kapanmaya görsün kapılar bir kez
Kapanır her biri ardı ardına.
Kalbimi dört yandan çevirdi herkes,
Feryadım eklendi feryatlarıma.
Kaynaklar içinde kalmışım susuz,
Yoksa gerçek değil misin,
Yoksa bir hayal misin, ömrümde gezinen,
Ruhumu tırmalayıp
Bedenimde inleyen.
Söylesene;
Gerçek misin
O güzel günlerin, güzel yılların,
Geriye gelmesi mümkün mü artık?
Rüzgarda uçuşmuş o yaprakların
Geriye gelmesi mümkün mü artık?
Ölmüştür dizinde yem yiyen serçe,
Kalbimde hasretin demir elleri,
Bir ömür boyudur ben yanıyorum.
Ruhuma alevin değdi dilleri,
Sana can vermekten hoşlanıyorum.
Zalim bir avcısın, merhametin yok,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!