Yüreğimi yakan bu ateşleri
Sevdadan uzakta duran ne bilir?
Tenimde beliren ürperişleri
Sevdayı ellerden soran ne bilir.
Eller ne anlar ki bağrı yanandan,
Dün gece rüyamdaydın,
Yanımda, kolumdaydın,
Sanki gümüş bir aydın.
Bunlar sevdiğim anlar.
Hayalin hep odamda,
Sevdadan söz etme; ezberlemişim,
Mutluluk her neyse bilememişim,
Ne dertlere düşmüş, görememişim,
Bir ömrü harcayıp tüketerek ben.
Ben sevdim, sen ise ihanet ettin,
Ben dervişim, sessiz konuş;
Duygularım karış karış,
İstiyorsan eğer yarış
Yüzyıl önce çık yollara.
Gah yanarız, gah tüteriz,
Her çiçekte sen varsın,
Her böcekte,
Her kelebekte,
Her kuşta sen varsın,
Her renk,
Zarafet zarafet,
Ey serçe, güzel serçe,
Dost olalım erkekçe,
Gel ye verdiklerimi
Seyredeyim yedikçe.
Bak, doğa bembeyaz kar,
Serçe nereden bilsin benim dost olduğumu,
Tutup öpmek istediğimi o minicik gagasından,
Dudaklarımı değdireceğimi
Karnına, göğsüne, tüylerine,
Başka yerde bulamayacağı kadar
Yem dökebileceğimi
Çizmeden yukarı çıkar kiracı,
Şeytanı taşlamak sevap değil mi?
Canları ateşe yakar kiracı,
Şeytanı taşlamak sevap değil mi?
Hava parasına hayır diyemez,
‘Mum dibine ışık vermez.’ Demişler,
doğruyu söylemişler.
El-aleme neler yaptığını bilemem, anam-babam, bilemem
ama bana bir tutam ışık bile vermedin,
geceye çevirdin körpecik sabahlarımı,
bir sen aydınlatasın diye
Kaderimden şikayetçiyim, Tanrı ‘m;
Çifte su verilmiş kılıçla kesti başımı,
Yüreğime paslı mızrak sapladı Golyat gibi,
Ateşinde yaktı beni elkızının, Nabukadnazar misali,
Süleymanvari tahtımı-tacımı çekip aldı elimden,
Yüreğimi Davud gibi yumruğuyla dövdü demir yerine,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!