Sefası, elemiyle
Seviyorum dünyayı.
Bayramı, matemiyle
Seviyorum dünyayı.
Irmağı, deresiyle,
Ardından yıllarca döktüm gözyaşı,
Gel artık sevgilim, kaçman hoş değil.
Kuşlarla süslenmiş pınarın başı,
Tek bir ağaç dalı, tek taş boş değil.
Eğil de sularda oyna yalakta,
Kaderimden şikayetçiyim, Tanrı ‘m;
Çifte su verilmiş kılıçla kesti başımı,
Yüreğime paslı mızrak sapladı Golyat gibi,
Ateşinde yaktı beni elkızının, Nabukadnazar misali,
Süleymanvari tahtımı-tacımı çekip aldı elimden,
Yüreğimi Davud gibi yumruğuyla dövdü demir yerine,
Şimdi biliyorum;
Kays ‘ın neden mecnunlara dönüp çöllere düştüğünü,
Neden Leyla ‘ya benzetemediğini, görünce Leyla ‘sını,
Biliyorum Kerem ‘in neler çektiğini,
Neden yanıp kül olduğunu kendi ateşiyle,
Neden dünyadan el-etek çekip canından usandığını,
Sen sırdan ne anlarsın,
Sırrı bilsen ağlarsın,
Şaşalar duralarsın
Aklın biraz tırmansa.
Sanırsın lafazanlık,
Yağmurlar altında bükmüş boynumu,
Ellerim, saçlarım sular içinde.
Yıkadım sularda kötü huyumu,
Tek işim kalmadı huylar içinde.
Dilim temizlendi rendelenerek,
Sen henüz kıl kadarsın,
Değme nura; yanarsın,
Genç yaşında bunarsın;
Kandil değil bu nurlar.
Kal eşiğin dibinde,
Tavuklar şoför olsa yolcular gıdaklardı,
Vites beşe girdimi tamamı yumurtlardı,
Egsoz duman yerine hep yumurta atardı,
Şükür ki şoförlüğe tavuklar imrenmemiş,
Bir berber bir berbere bre berber gel demiş.
Tanrı ‘ya yalvarıyorum ömrümü uzatsın diye,
uzatsın ki; seni daha bir çok seveyim,
daha bir uzun zaman seveyim,
daha bir çok tadayım seni sevmenin tadını.
Yanı sıra acılarım çoğalacakmış,
çilelerim,
Dallarda nar gibisin,
Yamaçta kar gibisin,
Her yerde var gibisin,
Lezzetlisin, tatlısın,
Yaman şatafatlısın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!