Dün gece seni gördüm düşümde,
Yıldızlarla doluydu eteklerin,
Bir elin eteğini, bir elin ayı tutuyordu
Ve bir ceylan yatıyordu ayaklarının dibinde.
Ceylandan güzel, ceylandan körpeydin,
Sen de benim gibi aklını yitirirdin
Sanki devedikenleri sarmış çevremi,
Kuşatılmışım dört bir yandan yırtıcı dikenlerle,
Saplanıp dururlar yüreğime her güneş batışında,
Ellerime, yüzüme, ciğerlerime,
Bedenime, ruhuma, canıma, canımın çekirdeğine,
Düşerim hasretinin, boşluğa düşen bir taş gibi
Çok yiyen mideye harcar ömrünü,
Uyuyanın ömrü geçer yatakta.
Kumarbaz oyuna verir gününü,
Düşünenin ömrü her gün ayakta.
Yumrük gaddarlığın gurultusudur,
Seslensen bana, duyarım
mahşeri andıran kalabalıklar arasında,
dünyanın olanca hay-huyu içinde.
Dağlardan, kayalıklardan seslensen duyarım,
çağlayanlardan şelalelerden,
ormanlardan, denizlerden,
Duymamış ol
Uğrunda ölüp ölüp dirildiğimi,
Can verip durduğumu ömür boyudur,
Aklımdan ismini, hayalimden resmini
Silip atamadığımı,
Seni renk olarak taşlarda, desen olarak nakışlarda
Akşam 17:00 gibi bahçede oturup bir kitabı okumaya devam ediyordum (Vakit başka nasıl geçirilebilir ki?) .
Bir patırtı geldi, baktım; bir güzel kız: Ecem.. Koşuyor ama bana doğru değil, apartmanın arka tarafına doğru.
Bana bir selam verip rüzgâr gibi geçiyor. Arkasından bakıp kalıyor ve bugünleri yaşadığım için kendimi memnun hissediyorum.
Ne tatlı şey bu küçük yakınlar...
Odamın kapısı tıklatıldı, bilgisayarımda uğraşıyordum.
Gelen sevgililerimden biriydi…
İlk sorusu:
- Sen burada ne yapıyorsun? Oldu.
Tatlı bir şeydi; çalıştığımı, bilgisayarda bir şeylerle uğraştığımı söyledim.
Bekâr buzdolabımı açarken “Bir şeker alabilir miyim? ” dedi.
Ekmek rahmetlik oldu gece sabaha karşı,
Feryat içinde kaldı hem mahalle, hem çarşı,
Gelip ağıt yaktılar bilcümle konu komşu,
Ekmek canverdi billah, baki kalan bir Allah.
Çok efendi insandı, kırmazdı hatır gönül,
Çileler beni buldu
Elalem arasında.
Yandı canım mahvoldu
Elalem arasında.
Bir ben çile çekerim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!