Çile alınyazımda silinmez ferman gibi,
Nereden yola çıksam uğradığım han gibi,
Hep senin peşindeyim kolum kanadım kırık,
Sarmışsın dört yanımı bir büyük umman gibi.
(SANA LEYLA DESEM isimli Hece Şiirleri 'nden > 98-98/100)
Gelme dedin, gelmedim,
Görme dedin, görmedim,
Sabretmeyi öğrendim
Çileler kervanında.
Geceler görünmedi,
Esinti olmuşum sabah rüzgarlarında, anam-babam,
Seni arayıp duruyorum köşe-bucak,
Damla olmuşum yüzümü kırbaçlayan yağmurlarda,
Şırıltı olmuşum taştan taşa atlayan sularda,
Gecekuşlarının gagalarında çığlık olmuşum
Ve bir sinsi feryat olup kalakalmışım ciğerlerimde,
Çok garip bir dünyada yaşıyoruz nasılsa,
Ne olurdu ters işler az birazcık düz olsa,
Kötüler iyilerden birer birer ayrılsa,
Kim istemez kalkıp da güzel şeyler yazmayı?
Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı.
Dargınlığa zaman yok; ömür öyle kısa ki,
Her saniye bir lütuf geçip giden zamandan.
Seni daha ben bugün görüp tanıdım sanki,
Gel artık ayrılalım pupa yelken limandan.
Dur seni sevdiğimi söyleyeyim ben şimdi,
Ömrümde görmemiştim bir yaşlının o denli güzelini,
O denli görkemlisini,
O denli kerametlisini.
Öylesine bir çınardı ki;
Anlatabilmek kolay değil anam-babam, kardaşım,
Yalan sayılmaz; ‘Göğü kucaklamıştı.’ Desen,
Kulakların çınlıyor mu acaba, anam-babam
Sabahtan akşama kadar seni andığım için?
Seni andığım için sızlıyor mu burnun,
Seğiriyor mu gözlerin zamanın biryerlerinde,
Sabahlarda,
Akşamlarda,
-1-
Bakırcı Esad Ağa açtı kepenklerini,
Göğe doğru uzattı kemikli ellerini.
Helal bir kazanç için dua etti rabbine,
Sonra anahtar soktu kapının kilidine
Dükkanından içeri bismillahlarla girdi,
O kirli yüzüne kurban olayım,
Bu yorgun kalbimle güreşme çocuk.
Her ne derdin varsa derman olayım,
Yaralı gönlümde depreşme çocuk.
Çamurdan saray yap körpe elinle,
Çamurlar içinde oynayan çocuk…
Kal böyle çocukluğunda, sakın büyüme,
Sakın izin verme dünyana dokunmalarına,
Seni değiştirmelerine,
Sana ıvır-zıvır öğretmelerine.
Tüm güzellikleriyle tahsis et




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!