Karasevdaya tek başına düşülür anam babam,
Tıpkı son bir adımını bir karanlık uçuruma atmışsın gibi,
Yoluna bir okyanus çıkmışcasına, bir bilmediğin yerde,
Tıpkı idam sehpasına gider gibi tek başına,
Tıpkı çarmıhlara gerilircesine,
Karasevdaya tek başına düşülür anam babam,
Hasret ettin uykulara,
Hasret ettin aşa beni.
Çektiğimi bilmek için
Tek bir kere yaşa beni.
Saçlarını sevdim diye,
Senden öte ne amacım var
Bu dünyada,
Senden öte ne derdim?
Ekmekse; yiyecek bir dilim ekmeğim var,
İçecekse; bir kaşık ayran aşım,
Senden gayrı her şeyde dertsiz başım,
Dokun parmaklarınla usta bir ozan gibi
Yanan gönlümün tellerine,
Vur vurabildiğince, acıma ellerine,
Oradadır senin aradığın o yanık türkü,
Sen çalmana bak, yüreğim söylesin,
Çevresini bir karabulut gibi
Bu akşam kapıyı çaldı birisi
Ne gözü doymayan inekler varmış.
Açtım ki; bir garip, bir genç irisi,
Ne gözü doymayan inekler varmış.
Tanrı misafiri reddedilir mi?
Bu gece seni dinledim sabahlara kadar
Bir yaşlı havuzun mermer fıskiyesinde,
Testekerlek bir ay altında.
Sular seni anlattı durdu,
Duru sular, körpe sular, kibar sular.
Yormadan, üzmeden anlatan
Sen benim yeni sevdalandığım değilsin;
Yaratılış ‘ta sevdalandığım sensin, sen,
Tanrı önce beni yaratmıştı yerin çamurundan,
Sonra beklemişti biraz kurumamı
Burnuma kendi ruhundan üfleyene dek,
Sabırsızlığımı hoş görüp izin verdi canlanmama
Çağın önemi yok, akıl bedende,
Kimi buna rağmen kasaya tapar.
Tek Allah var iken koca evrende
Kimi çarmıhtaki İsa 'ya tapar.
Kimi dinsizliği silah edinmiş,
Ne sen usanırsın bana azap etmekten,
Ne ben seni sevmekten usanırım
Köprülerin altından nice bir sular aktığı halde,
Nice bir yapraklar döktüğü halde ömrümüz.
Zira; sen azap etmekten,
Ben de sevmekten vazgeçersek;
Sen cömert uykuların rahatlığında,
Ben dikenli yastıklar üzerinde.
Yat yatabildiğince, yatamayanlara inat,
Şımarık bebekler elbette ki yata yata büyür,
Senin düşlerinde İrem Bağları,
Benimkilerde iğneli fıçılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!