Sevdan bir mavi deniz
Yemyeşil ormanın eteklerinde,
Simlerle işlenmiş bir atlas çarşaf gibi,
İçinde bembeyaz bulutlarıyla
Göklerin rengi.
Dalgalar sanki suların yosunlara iltifatı,
Gel artık,
Yaşantım olmazlandı,
Uzatmaları oynuyorum soluk soluğa,
Akşamlarım hızlandı, sabahlarım doludizgin,
Enginler sabrım kadar bile değil engin,
Bir yazıdır işte, yazıyorum kumlar üstüne,
Çocukken elimden kaçırdığım renkli balonlar gibisin
gözyaşlarıma sığınıyorum sana ulaşamayınca,
otobüsler gibisin,
trenler gibisin,
vapurlar gibisin,
uçaklar gibisin vaktinde kavuşamadığım,
Sen oradan, ben buradan
Yalvaralım Yaratan ‘a
Avuçlarımızı geniş geniş açıp gökyüzüne,
Tek bir kerecik duyursun bize, lütfedip
Var mıdır kaderimizde gülecek bir günümüz,
Yoksa hep böyle çilelerle mi geçip gidecek
Neden sisler içinde kalıyor bu gözlerim
Seni anarken?
Gözlerim neden yaşarıyor,
Nedir alıp veremediği seninle yüreğimin
Ki; yaralanıyor seni andıkça?
Bunları daha bir iyi anlamaya başlayıp duruyorum
Gel de taş atalım durgun sulara,
Açılsın sularda altın halkalar.
Yosunlar sarılsın ıslak taşlara,
Kumlarda dinlensin yorgun dalgalar.
Felek demek gök demek,
gök demek Tanrı demek.
Haşa anam-babam, haşa, ne suçu var feleğin, göklerin?
Yaratıldığında
özgür bırakılmadı mı
isteklerin?
Senden başka bir şeyim yok ki başka derdim olsun,
Tek derdim senden ibaret,
Tek derdim kervanlara geçit vermeyen dağlar gibi,
Köpüksüz sular gibi, hırçın nehirler gibi,
Derin uçurumlar gibi; atlayıp aşamadığım,
Uzaklarda kaybolan yollar gibi; tüketemediğim.
Dervişle üstadın eşit olduğu
Rastlanmış, duyulmuş, görülmüş müdür?
Üstadın değeri ve boyutları
Derviş tarafından bilinmiş midir?
Sefil mi herkese acep sarhoşlar?
Dervişlikle donanan
Sırrı açamaz olur.
Ateşe düşüp yanan
Gayri kaçamaz olur.
Hayran olur gelene,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!