5*
Nasıl ağlamayım? Nasıl yanmayım?
Yar aşkı sinemi sardı bir kere.
Verdiğim ikrardan nasıl döneyim?
Aşıklar ikrarı verdi bir kere.
Kendim için korkmuyorum, anam-babam,
senin için korkuyorum ölümden.
Zira, bir kötü yıkım olacak ölümüm senin için;
bir derin boşluk içinde kalacak dört bir yanın,
bir kara haberle geri dönecek yola çıkardığın kuşlar,
belki bir sabah güneşi soğuk düşecek omuzlarına,
Bir küçük zerrenin varlığı bile
Bir büyük cevheri ilan gibidir.
Gördüğün herşeye dikkatlice bak;
Her zerre bir büyük plan gibidir.
Acaba gerçekten var mı yıldızlar?
Yine akşam oldu hayallerinle,
Yine sular karardı,
Güneş yine uzaklaştı, çekildi,
Kaldım son pırıltılara sularda bir bir kaybolan,
Denizden yansıyıp yansıyıp camlara vuran,
Bana yine sen kalacaksın, gitsin gidenler,
Seni sevdikten sonrayitirdim bayramlarımı,
Olanca sevincimi alıp götürdü rüzgarlar,
Boyumu birdenbire aşar oldu
Dizlerime bile çıkmayan sular.
Kesildi yollarım aşılmaz bataklıklarla,
Gül kurusu ufuklarım çarşaf çarşaf toplandı,
Bir ince çığlıksın kulaklarımda,
Bir yanık türküsün dudaklarımda,
Batmayan güneşsin ufuklarımda,
Bekleyip durduğum zaman gibisin.
Düşlerim yüzünle nakış içinde,
Bir masal gibisin anılarımda,
Ben peşine düşen bir garip çoban.
Seni arıyorum ta Kaf Dağı ‘nda,
Yemeden, içmeden, soluk almadan.
Yüreğim güvercin kafes içinde,
Tenim ürperiyor, içim eriyor,
Ruhum her engeli yere seriyor,
Göğsüm hissediyor, kalbim görüyor,
Yüreğim titriyor seni andıkça.
Kalmıyor ruhumda gam ve kasavet,
Tadı-tuzu yok senden uzakta sabahların,
Güneşler ağlayan gözlerime iğneli fıçı,
Soluduğum havada boz-bulanık bir lezzet,
Reçine kokuları iplik iplik sökülmüş rüzgardan,
Deniz inkar edip duruyor yosun kokusunu,
Taş taşa benzemiyor, kuş kuşa,
Bir yerde birine bir yeri sordum,
Dedi ki; ‘Doğru git asla sapmadan,
İlerde önüne Dörtyol çıkacak,
Dörtyoldan sağa dön hata yapmadan.
Sağın sol yanında vardır bir fırın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!