Yar bağında gezerken eskittim ayakları
Dikenine hasretken, gülüne düşman oldum.
Kar yağdı baharıma çürüttüm başakları
Göğü sineme çektim bir boşaldım bir doldum
Dışım içime göçtü ben içime hapsoldum
Ne kışlar yaşamışım, adına bahar deyip
Ayaza aldırmayıp, güneşe aldanmışım.
Bilinçsizce daldığım bataklıktan gül derip
Aldığım rayihayı miski amber sanmışım.
Gölgesine sığındım meyvesiz ağaçların
-ı-
Kırk yıldır bir bedeni beyhude gezdirmişim
Ardıma bakıyorum, geçmiş zaman ağlıyor.
İblis gibi ateşe toprağı ezdirmişim.
Kibir kahkasında, tevazu kan ağlıyor.
Yoluma taş koydu iblisin biri
Yönümü değiştim yol küstü bana
Yüzüme bulaştı elimin kiri
Yüzümü yıkadım el küstü bana
Temaşadan uzak gözden usandım
Fırtına diner bir gün, gün ışır, gam görünür
Kırık dalı toprağa, yaprağı rüzgara sor
Kışın ardı bahardır, kar erir, dam görünür
Kardelenin kıymeti nedir, ilkbahara sor
Kuşları bilmeyene mavi sadece renktir
Esareti görmeden özgürlüğü tatmak zor.
Kuyudan gül dermişe zindan saraya denktir
Ölümü bilmeyene hayatı anlatmak zor.
Yağmurla meze diye içsem bakışlarını
Renklerinden ömrüme bahar gelir sevdiğim
Ki nisana denk kıldım hazanı, kışlarını
Baksan da kaçırmasan bir dem bakışlarını
Kavurucu güneşe rüzgar gelir sevdiğim
Takatim kalmadı, yorgunum dostum
Uzak bir diyardan gelmiş gibiyim
-Bir adım ötesi- uzaktan kastım
Dostlar arasında elmiş gibiyim
Ters yüz olmuş alem baş ayak olmuş
Konuşsam ne çare sussam ne çare
Çakallar sürüye önayak olmuş
Yutkunsam ne çare yazsam ne çare
Bir düş bu yahut hayal yahut deli saçması
Kör kuyuma ipini salacak yar nerede ?
Ahh, yok mu kardelenin kar yağmadan açması
Zemherimde payitaht kurmuş bahar nerede ?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!