İsmail Uysal Şiirleri - Şair İsmail Uysal

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
İsmail Uysal


Gecenin derdi ağır bu gece ey sevgili
Dolunay lacivert bir hüzün bıraktı göğe
Çok eskiden tanırım ben bu karanlık dili
Öyle ki kandan ağıt serpiştirir geceye
Çok eskiden tanırım ben bu karanlık eli

Devamını Oku
İsmail Uysal


Sustuğun her anına iltifat etti kalbim
Rüzgarın bile sessiz olanını severim
Konuştun da ne oldu ayva mı nar mı açtı?
Sana bu ölümsüzlük hissi nerden bulaştı?

Devamını Oku
İsmail Uysal

Sen yıllardır dil-i ruba hazan nedir bilmedin
Olmadı sonbaharların, karakışın, gam değil!
Dua ettim, isyan ettim, çok ahh ettim, gelmedin
Adımı bile anmadan yaşamışsın, gam değil!

Nasıl bir tutsaklık ki bu yattığım yer dam değil!

Devamını Oku
İsmail Uysal

Nokta ile biten her söze inat
Noktayla başlayan hayallerim var.
Yüreksizse tahtı yıkar saltanat
Kalbe hakimdir en büyük hükümdar!


Devamını Oku
İsmail Uysal

Sanırım senden önce ben
Ya ölüydüm, ya kördüm!
Dünyaya bakan gözlerinden
Yüreğime akan dünyayı gördüm!


Devamını Oku
İsmail Uysal

Eylül, ekim, kasım bir de özlemin
Sonbahardı, güz de derler bilirsin
Alevin ruhumu dağladı demin
Rüzgar dinmiş koru harlar bilirsin

Namert vadisinde yüreğini ört

Devamını Oku
İsmail Uysal

Yağmur bekliyor gözler, kurudu dil ve damak
Nazenin bir edayla toprağa düştü cemre
Bir değil çölde yahut bağ bahçede susamak
Susmak, zulüm var iken ya yok iken bir değil
Kalbi ateş basınca dudağa düştü cemre
Akıl emanet oysa gönül misafir değil

Devamını Oku
İsmail Uysal


Uzak dur hanemden ey bad-ı saba
Ateşin alevi köze bulaşır
Yetişir, gönlümü çektim hesaba
Ötesi yok, maraz öze bulaşır

Devamını Oku
İsmail Uysal

Şehri talan edilmiş bir liman yalnızlığı
Avucumuzdaki kan tevbe arifesinde
Sokaklar hiç bu kadar sevmedi ıssızlığı
Düne ait sancılar gece tarifesinde.

Boğulur çığlığında sessizliğimin dili

Devamını Oku
İsmail Uysal


Gözleri biraz zeytin, biraz bulut, biraz gam...
Bazen merhem olurdu, bazen silah olurdu.
Göz kırpışı bir gündü; kapandığında akşam,
Gözlerini açtığı her dem sabah olurdu.
Gülüşleri, tarifsiz keşfe açık tatlardı.

Devamını Oku