İçim içime sığmaz, dışım içime girmiş.
Baktığımda yüzüne şaşırdım yörüngemi...
İnsan henüz ölmeden yaşamayı özlermiş
Kaptan söyle ne olur, nereye gider gemi,
Neden taşır da beni taşıyamaz gölgemi?
Kaç hayale uğradım, eğlendim kaç durakta
Duraklar vasıtasız, hayallerim boş çıktı.
Avare dolaşırken döndüğüm her sokakta
Ardım sıra hasretin, önüme sarhoş çıktı.
Sana sensiz dokunmak; birleşmek yokluğunla…
Kolay değil anlatmak seni, sana…
Kalem susar, dil utanır güzelim!
Bir başlasam bağ bahçe gelir cana,
Lale ağlar, gül utanır güzelim!
Bakışların öyle hüzzam ve derin
Tarifsiz bir hüzün kırışığında
Kalbimi ikiye böldü gözlerin.
Kederden bir demet var kucağında
Kim ne yaptı neden doldu gözlerin?
Ey güzel! Nedir bu matemden nazar?
Yoksundum,
Yoksul değildim lakin.
Kese kâğıtlarına sarılı kocaman umutlarım vardı.
Yorgundum,
Takatsiz değildim oysa
Şakağımdan yanağıma akan umutlarım vardı.
Aynalar masumdur, gölgeler kahpe
Gerçekler ufukta siluet gibi
Sıradağlar vadi, çukurlar tepe
Bataklıklar güle memleket gibi
Yarenlik çıkarcı, dostlar müşteri
Bu gece ay ne kadar da karanlık
Yıldızlar neden küs bakıyor bana
Yalnızlığın yükü batıyor cana
Yar aklımı terk etmiyor bir anlık
Ben ki karıncayla oynayan devim
Karanlığa seni sordum ay dedi
Sığındım bu yüzden yar gecelere.
Aklım, gönle bu sevdadan cay dedi
Gönül, aklın postunu serdi yere.
Yalnızlığa seni sordum say dedi
Yandığımı biri söylesin yâre
Eteği tutuşmuş yâre, su desin.
Takatten kesilmiş, serilmiş yere
Efsun kar etmez, tek çare su desin,
Ruhu paramparça, hare su desin.
Sen gittiğin günden beri, dallarım
Döker yaprağını, güz gelir bana.
Sarsa birkaç Güneş birden kollarım
Nafile, üşürüm; buz gelir bana.
Sensiz her anımın başı kördüğüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!