İsmail Uysal Şiirleri - Şair İsmail Uysal

İsmail Uysal

Geçmesin kursaklardan bir damla su ve lokma!
Dursun zaman, akrebe hasret kalsın yelkovan!
Ey asuman, karada tek kuru yer bırakma!
Ey yüreğim, sen artık soğumamak üzre yan!

Çocuklar, ah çocuklar kesildi nefesleri…

Devamını Oku
İsmail Uysal

Yalancı ve dar bir sokakta geçti kırk yıllık ömrüm
Kocaman umutlarımı iğne deliğinden geçirip getirdim bugünlere
Yüreğimle büyüttüm insanların düşünmeye korktuğu hayalleri

Yıktım bir çırpıda ellerimle ördüğüm devasa duvarları
Ne varsa aldım yükünü sırtıma iyinin kötünün güzelin çirkinin

Devamını Oku
İsmail Uysal

Göklerden bir cemre düştü toprağa
Uzaktan uzağa süzüyor beni
İnmiyor ovaya meyletmiş dağa
Bilmez uzaklığı üzüyor beni

Kar desen kar değil başındaki kır

Devamını Oku
İsmail Uysal

Kırılmış bir dalın kırgın yaprağı
Bozulmuş bir bağın asmasıyım ben!
Zulmün  kana doymuş kirli toprağı
Savaşın köpeklik tasmasıyım ben!

Bir yanım Merihe meydan okuyor

Devamını Oku
İsmail Uysal

Kendimi anlatmayı sevmedim bir dem olsun,
Yüreğimi bir nebze bilenler tanır beni!
Ayırmam siyah beyaz, yeter ki âdem olsun
Haneme çay içimi gelenler tanır beni!

Severim tüm renkleri, maviyi ise başka

Devamını Oku
İsmail Uysal

Yüreğime dokunan küçük bir kelebekti
Hayalleri vardı
Bir kanat çırpacaktı
dünya değişecekti
Savaşlar bitecekti
Açlıktan tek bir çocuk dahi ölmeyecekti.

Devamını Oku
İsmail Uysal

'Bana aşkı anlatın! ' İmdat isteyen bir kız...
Nerden bilsin garibim, kim biliyor ki aşkı.
Baktım duygularına biraz saf ve kararsız
Sorulara yöneltmiş heyecanı, merakı...

‘Hocam’ diyor. Nedir aşk, elle tutulur mu ki?

Devamını Oku
İsmail Uysal

Aleme şekil veren hal mimarında gizli
Kainat bir güneşse, sayesi insandadır
Onu alemleştiren hal şiarında gizli

Mahlukatın en büyük payesi insandadır
Onu ademleştiren hal imarında gizli.

Devamını Oku
İsmail Uysal

İçimde yılların kırgınlığını
Anlatacak birkaç söz bulamadım
Kalbimin üstüne çökmüş yığını
Gösterecek bir çift göz bulamadım

Götürdü ırağa bir sessiz gemi

Devamını Oku
İsmail Uysal

Ah anam ah! Sen şimdi dikilip başucumda
Ellerim ellerinde sorsan hal hatır anne.
Saklasam gecelerce kokunu avucumda
Dökülse gözlerimden yüz binlerce sır anne.

Ah anam ah! Kaktüsler çöle yağmur derledi

Devamını Oku