Gerçeğini bilen kim, kalbine kim dokundu?
Her sızı, her ürperti bir cevap değil midir?
Seni değerli kılan ne rengin ne kokundu
Doğarken kulağına ezan, neden okundu?
Yarın için düş kurmak inkılap değil midir?
Güvercinler uçuyor sanırdım ben orada
Nazenin gökte hüzün bulutta kan mı kaldı?
Yoksa bir günahsızın günahını aldı da
Kalbine lal mı vurdu, dilde yalan mı kaldı?
Mümin görünür göze hoşça bakılan kafir
Zakirin su-i zanla zikri küfür gibidir.
Beyindeki nasırdır düşüncemizdeki kir
Cahil için alimin fikri küfür gibidir.
Yine bir gün, ansızın, seher serinliğinde
-Utangaç mı utangaç- Bir çocuk edasıyla
Ve harami uykumun tatlı derinliğinde
Pişmanlık dolu kalbin körelmiş sevdasıyla
Hangi sebebe mazhar olup karşıma çıktın?
Hani bir daha asla öyle bakmayacaktın!
Gecenin kusuru değil karanlık
Merhamet zaafı değil insanın
Zembereği işler zamanın
Göçer insanlık
Geçmesin kursaklardan bir damla su ve lokma!
Dursun zaman, akrebe hasret kalsın yelkovan!
Ey asuman, karada tek kuru yer bırakma!
Ey yüreğim, sen artık soğumamak üzre yan!
Çocuklar, ah çocuklar kesildi nefesleri…
Ya Rabbi, yardım eyle bir ahir zamandayız
At izi, it izine, gün geceye karışmış.
Doğrular, yalanlarla örülmüş, ziyandayız
Hakikat, sırlarıyla bilmeceye karışmış
Nasıl bir dünyaya düştük azizim
Beyaz belli değil, al belli değil.
Kırkıma varmadan sızlıyor dizim
Omuzlar bükülmüş, bel belli değil!
Ayak belli değil, kol belli değil!
Dünyanın çivisi çıkmış azizim
Bahar belli değil, yaz belli değil
Tilki talan etmiş kümesi bizim
Tavuk belli değil, kaz belli değil.
Mesafeler kısa, gönüller ayrı
Göğsümdeki ummanda yüzen gemiler kayıp
Sen hala gözlerimde bir ışık arıyorsun
Son çıramı yaktığım kuyuma dalıp dalıp
Su beklenilen yerden enkaz çıkarıyorsun
Saraya sultan etmez, atıldığın her kuyu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!