En yücesinde otururum ormanın, gözlerim kapalı.
Kımıltısız, yok artık çarpıtmak düşü
Eğri gagamla çarpık ayaklarım arasında:
Ya da kurgulamak uykuda
mükemmel bir öldürümü ve tüketimi.
Saçlarını usulca tarar,
Tarar uzun saçlarını,
Usulca ve zarafetle mırıldanır
Neşeli bir şarkıyı.
Güneş vuruyor söğüdün yapraklarına
Olegario Sepulveda'dır adım.
Kunduracıyım ben ve topalım
o büyük depremden bu yana.
Küçük daireli blokların üstünde kocaman bir kaya
ve dünya üstünde benim bacağımın.
İki gün bağırdım orada,
O'nun için, çayır altında küçük bir kaynak gibi uzanıp uyumam O'nun için - acı çektirme bana, zahmete sokma beni.
Bağışla bana her şeyi: benim örtülü masalarla çevrili hoşnutsuzluğumu ve bütün seslere karşı duyduğum isteksizliğimi.
Anlatın bana evinizin sıkıntılarını, yoksulluğu ve ızdıraplarınızı - ama önce altını değiştireyim çocuğumun.
1
Beyaz günün gölgeleri
gözlerime karşı. Gördüğüm
beyaz yalnızca:
beyaz saat, ruh bağımsız
Soylu bayan, söylemeyin lütfen
Biten bir aşkın kederli şarkılarını;
Bırakın kederi bir yana ve şakıyın
Nasıldı aşkın alazı.
Şakıyın uzun derin düşünü
Bir kadın şakıyor ovada. Yayılıyor alaca-karanlık ve silip süpürüyor O'nu; ne ki şarkısı yeşertiyor O'nu tarlada.
Yüreği, ırmak taşına çalınıp kırılan bir kadehti bu akşam. Ne ki şakıyor hâlâ; gizli yara şarkının telini gerip, inceltiyor. Değişiyor sesin tonu ve ıslanıyor kanla.
Tarlada dilsizleşiyor başka sesler de ölen günle. Biraz önce öldü gitti en son kuşun şarkısı. Ama ölümsüz yüreği, acılarla yaşayan ve acılarla parıldayan yüreği topluyor bütün o suskun sesleri kendi sesinde.
Akşam vakti dilsiz kesilen bir koca için mi söylüyor şarkısını, yoksa bağrında uyutacağı çocuğa ninni olsun diye mi şakıyor? Gecenin patlayışında yalnız kalan bir çocuktan daha da korkmuş olan yüreğini avutmak için mi yoksa?
Sevgili yürek, niçin hor kullanıyorsun beni?
Beni azarlayan sevgili gözlerin
Hâlâ güzel, güzel ama - ah
Güzelliğin ne de gizli!
Gözlerinin berrak aynası
Değil mi ki vadinin ve kuraklığın ardında,
ırmağın ve sararmış yaprakların ardında,
tarla ve hasat için pusuda
bekliyor toprak hırsızı.
Bak bu çınlayan menekşe renkli ağaca,




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla