İsmail Aksoy Şiirleri

1833

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

İsmail Aksoy

Rauli-ağacının saklı kökünde
büyüdü Caupolican, başsız heykel ve fırtına,
ve halkını sürdüğünde
kâşif silâhlarına doğru,
çekip gitti ağaç,
çekip gitti anayurdun katı ağacı.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Çünkü yaşamak eskimiş bir şarkıdır
Çatlamış dudaklarımızda.
Her şarkının bir sonu varsa eğer
Yaşamak en sabırlı intihar.

Çok sonraları öğrendik

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Böyle nereye gider eli silahlı adamlar
Sınır boylarında
Ve kadınların gözleri hep yaşlı
Boydan boya bir mayın tarlasıdır dünya
Ve yürekler korku dolu hep

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ana, anlat bana bütün eski ağrılarını. Anlat bana, nasıl doğacağını O'nun, barsaklarımla örgülenmiş küçük bedenin nasıl çıkacağını günışığına.

De bana, kendisi mi arayıp bulacak memelerimi, yoksa ben mi çağıracağım O'nu süt emsin diye.

Ana, aktar bana bütün bildiklerini sevgi hakkında. Yeni okşayışları öğret bana, kocamın okşayışlarından daha da dikkatli olan okşayışları.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Toprağın ilk sunduğu direnişti.

Harmanlanmış beyazlığın alevi gibi
yaktı Araucanya kar'ı
kâşiflerin adımlarını.
Soğuk yüzünden yitirdi Almagro

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Düşünür insan geceleri eve geldiğinde,
mısırın soğuk sisinde yorgun, eve gelince
sendikadan (yıpratan
kavga günden güne, saçaklardan damlayan
yağmur yüklü mevsim, inatçı
acının tok sesli yürek çırpması)

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Öyle çok düşündüm ki seni
ve öyle çok yazdım ki senin hakkında
bilemeden daha tam olarak kim olduğunu.
Seni yanıma alamadan
öyle çok odada yattım ki
ve o denli çok taşındım ki

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sürükleyen kuşlar altında
hüsrâna uğramış köprüler altında
mağrur ağaçlar altında
arasında alaylı sandalye sıralarının
arasında ukala arkasayfaların
ayarlanmış merdivenlerin içinde ve dışında

Devamını Oku