İsmail Aksoy Şiirleri

1854

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

İsmail Aksoy

Aşılmış uzay, kararsız
hava, çalıların ay dünyası,
o kuru ay dökülmüş
üzerine damarların,
o yırtık tunikanın kireç beyazı deliği,
donmuş yılların yeşilliği, kuvarsın,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

(I.) -Bırakılmış-

Babam evden kovacağını söyledi beni. Bağırıp çağırdı anneme, dedi ki bu geceden sonra ben O'nun babası değilim artık.

Gece sakin; yıldızların ışığında gidebiliyorum en yakın köye doğru; ama ya şimdi doğurursam çocuğumu? Hıçkırığım çağırıyor belki de O'nu; belki de yüzümün nasıl olduğunu görmek için bir an önce doğmak isteyebilir. Ve titrer durur gece havasında soğuktan, örtsem bile O'nu bedenimle.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sel olmuş akar
İçimdeki yağmur, akar gider, süzülür
gider anılardan.

Dalgalanır içimdeki okyanus
dalgalanır, ah o denli derin

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bütün gün duyduğum gürültüsü
İnleyen suların,
Martının arkasında
Kalıyorum keder içinde yapyalnız.
Duyuyorum yellerin çığlığını
Tekdüzeliğinde suların.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir oğul, bir oğul, bir oğul
Senin ve benim olacak bir oğul için yalvardım,
bu alazlı kucaklaşma günlerinde,
yayılırken bu muhteşem ışık alnıma
ve işlerken senin tatlı sözlerin yüreğime.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O'Higgins, seni övebilmek için
loş ışıkla aydınlatılmalı salon.
Güney'in sonbaharındaki yarım ışığıyla
kavakların sonsuzca titreyişi arasında.
Sen Şili'sin, yarı patrik yarı çiftçi,
sen taşradan bir kepeneksin, adını henüz

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Çocuklarıma yemek yaptım ve dışarı çıktım
Lota'daki kocamı görmek için.
Bildiğiniz gibi polislerin hükmü geçer orada
ve onlardan izin alınmadan giremez kimse oraya.
Yüzüm hoşuna gitmedi onların. Buyruğu üzerine
Gonzales Videla'nın, birilerini içeri almadan önce

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Belki, belki toprak üstündeki bir katman gibi unutuş
çoğaltır bitkileri ve (ola ki) besler hayatı
ormanın karanlık humusu gibi.

Belki, belki koşar gelir insan bir demirci gibi
ocağa, demirin demirle olan savaşına,

Devamını Oku