İsmail Aksoy Şiirleri

1833

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

İsmail Aksoy

Piskopos kaldırdı kollarını,
yaktı kitapları meydanda
kendi küçük tanrısının adı için
ve dönüştü dumana
bu karanlık zamanda çürümüş eski yapraklar.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir zaman sultandım. Sayısını bilmezdim
haremimdeki kadınların, ne ki en çirkinini sevdim içlerinden.
Değil mi ki şarkı söylerdi bana, doldururdu kadehimi
ve silerdi gözyaşlarımı, ölüm fermanı verdiğim zamanlar.

[”Kasım Ayında Elin Titreyişi”nden]

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Böylelikle, bir geceden ötekine,
Şili topraklarına çökmüş karanlıkla
birlik bu uzun saatte,
dolandım kapıdan kapıya sığınmacı olarak.
Öteki alçakgönüllü evler bütün Anayurttaki
her bir saban izindeki eller

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Daha önce görmemiştim Dünya'nın gerçek bir resmini. Kollarında bir çocuk taşıyan kadının düşünceleri vardır dünyanın da (yaratıklarıyla o geniş kucaklayışta) .

Her şeyin anasal anlamını öğrenmek üzereyim. Beni izleyen dağ da anadır, ve bir çocuk gibi oynar akşamları sis omuzları ve dizleri etrafında.

Aklıma bir vadi-hendeği geliyor şimdi. Yabansılığın hâlâ sakladığı şakıyan bir dalga akıyor derin yatağında akıyor onun. Ben şimdi o hendek gibiyim; ta derinimde duyumsuyorum o küçük ırmağın türkü söylediğini, ve veriyorum etimi O'na yabansılık gibi, çıkana değin O gün-ışığına.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

“Efsaneler ve Mirolóyiler”den
21

ná tin Nióvin

İnsan tanrılarca

Devamını Oku
İsmail Aksoy

“Efsaneler ve Mirolóyiler”den

19

İzin verdim berbere kessin diye
gözlerden arta kalan ne varsa

Devamını Oku
İsmail Aksoy

'Kırılmış bir dal gibi gelir içerdeki adama'

Kitap okuyordu ağacın altında.
Bir ipek böceği kozasını dokuyordu
Kırık bir dalın üstünde.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Deldim geçtim o kabuğu
sanki binlerce kez vuruldu bana o Antartik darbe:
atın ensesini duyumsadım uyumak için
altında soğuk taşın Güney'in gecesinde,
duyumsadım titreyişini o daracık hendekte,
en altında süzgeç deliğinin o yapraksız dağda,

Devamını Oku