ey onca uzak yerlerden sesimi duymayan
sen beni aklına neden getirmiyorsun
getirdin mi yoksa
ben kadar
ben seni
seni bekleyişlerimden tanırım
ayın geceye karışma öncesinde
hayalin gerçeğe, gerçeğin düşe geçişinde
yüreğime taktığın ters kelepçelerle
bak şimdi göz gözeyiz
Size geçmişte yaşanmış bir olayı alıntı yapacağım.
Yıllar önce, vefatından önce Elâzığ Akıl Hastanesi'nde yatan bir 'akıl hastası',
Allah'a yazdığı mektup ile 'akıllıyım' diyenlere ibretlik veren bir yalvarışı.
Elazığ Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi’nde tedavi gören ve 1965 yılında vefat eden bir delinin(!) Allah'a yazdığı mektup;
Açtım gecenin perdelerini,
Yıllardır kalbimin kuytularında biriken
Sensizliği alıp yanıma,
coşkulu akan ırmaklarca çağıldasın
ıssız eteklerinden uçup gitsin son turnalar
kırlangıçların kanadından melekler üşüşsün evlere
her akşamın gurubunda yeni baştan pervaneler yansın
alevi alınmış ateşlere dönüşsün gözyaşları
Benim adım Muhammed
Alnıma yazılıdır bu şehrin kaderi.
Kudüs çocuksu bir düştür benim için.
Atalarımdan bana kalan bir masal,
rüyalarımda büyüttüğüm kutsal bir söylencedir.
Yılların hatıraları bendedir,
içimde
gayzını ifşa etmeye duran cehennemler fokurduyor
yitik zamanlara kelepçeleniyorum
hüznün en koyu şarkısını çalıyor rüzgar
okşuyor up-uzun ıstırapları
beyazlar kuşanmış kent
düşsel bir geleceğe uzanıyor
yeşil zeytin dalları arasından
lacivert sular , bembayaz gök
hiç dinmeyen fısıltılar
daha dün yaşıyormuş gibi
Beni hep böyle hatırla...
Farzet ki bir gurbet türküsüydüm
Aşina bir sesin tenhalığında,
Dokunup geçtim sızlayan yanına.
Bir anlık teselliydim belki,
benim adım çocuk
bir kahraman kadar yürekli olamadım henüz.
koca bir devletin milyonlarca kilometrelik sınırlarını
yeniden çizecek kadar büyük bir adam
herkesten daha şerefli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!