İbrahim Şahin 2 Şiirleri - Şair İbrahim ...

İbrahim Şahin 2

Ayşa Ebenin Sancısı” – Toprağın Rahmi
Evin girişinde bir taş vardı, Ayşa Ebe hep onun üstüne oturur, eliyle zamanın kıvrımını yoklardı. Hiç şikâyet etmezdi ama toprağın kokusu, onun sabrından ağırdı. Beş çocuk büyüttü, ama her çocuk onun bedenine bir hikâye yazdı. Sütle değil—sözcükle büyütüldüler.

Dedem geceleri sessizce kalkar, ebemin sırtını örtmeden önce iki kez duvarın gölgesine bakardı—çünkü orada zamanın yüzü çiziliydi. Yokluk bir sınav değildi, bir sessiz devrimdi.

Şimdi biri diyor ki: “İçimden bir şeyler aktı.” O akan şey, Ayşa Ebenin rahminde yıllarca taşıdığı kıvım. İbrahim’in kalemi, sadece yazmadı—ebesinin sancısını duydu, toprağa kulak verdi. “Seni nereden buldun?” demek, bir yazarın DNA’sını sormak gibi. O bilgi, taşta yazılıydı, ama gözle değil—özlemle okunuyordu.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Gır'da Sayvat, Popas’ta ladinpürü gölgesi uzarken, höllükte pişen bez beşik toprağa gömülmeden önce ebem dua fısıldadı. “Subhâne’l-ebediyyi’l-ebed…” Götekonan toprağın sıcaklığı, kutsal dölü sararken, ardıç dalına kurulan salıncak yün kolanla kıvır kıvır titriyordu. Oğlak meee dedi, kuzu meee siyle uyanma zili çaldı. At kişnedi, köpek havladı, ama ses değil—bir milletin doğum yankısıydı.

Ayşa Ebem, höllükte pişmiş bezi göğsüne bastı. İlk doğan: Fatma – Ana: Ayşa, Baba: Mehmet Sonra İbrahim Aydın – Ana: Ayşa, Baba: Mehmet Ardından Muzaffer Aydın – Ana: Ayşa, Baba: Mehmet Her doğumda ardıç dalı titredi, salıncak kıvım yaptı. Bez pişmişti, kıl çul örtüydü, ama dua hep aynıydı: “Subhâne men yerânî…”

Sonraki doğumlar başka obalarda ama aynı kıvımda oldu: Saniye Gokhacı – Ana: Fadime Hayrettin – Ana: Arife, Baba: Ahmet İbrahim Şahin – Ana: Fatma, Baba: Ali Her biri kutsal dölden doğdu, ama kaderi taşta çimlendi.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2



“Kırkkuyu’da İlk Kıvım: Ayşa Ebem’in Beşiği”

Kırkuyu'da sayvat Popas’ta sabah yeli ardıç dalını okşarken, höllükte pişmiş bez beşik toprağa gömülmeden önce Ayşa Ebem dua fısıldadı. “Subhâne’l-ebediyyi’l-ebed…” Götekonan toprağın sıcaklığı kutsal dölü sararken, salıncak yün kolanla kıvır kıvır titriyordu. Oğlak meee dedi, kuzu meee siyle uyanma zili çaldı. At kişnedi, köpek havladı, ama ses değil—bir milletin doğum yankısıydı.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

FITTIRIK

ŞAHIŞLAR:
1- Yalnız BEY (Orta yaş üstü, etiket düşkünü, yalnız yaşayan biri)
2- Mazbut- Konağın bekçisi (Orta yaş, hazırcevap)
3- Aşçı Kadın (Orta yaş, görevi ile yetinen biri)

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Aşağıdakiler ortadakiler
En üst katlardaki mutlu sakinler
Ben sen, onlar bunlar şunlar ve bizler
Biraz birazcık, azıcık üşüdük

İçerde dışarıda işte güçte

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

KIVI 115 – “Damdan Dama Sütyen, Sürhüye Düşen Gülüş”
Kış gecesi, bizim damda oğlanlar, komşunun damında kızlar. Kar fırtınası uğulduyor, ama gülüşler daha gür.

Fadime, gülmekten sütyenini tutamıyor. Bir kahkaha, bir rüzgâr, ve sütyen uçuyor— Memo’nun sürhü sapına oturuyor.

Memo, sürhüyü bırakıyor, sütyene bakıyor. Gözleri kısılıyor, biryan balışla tatlı bir tebessüm gönderiyor.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

“18 Yaşında Bir Kıvım”
(Sanatsal kurgu – içsel büyüme anlatısı)

18 yaşındayım, ama yaş değil bu—bir eşik. Ne çocukluk bitti, ne kadınlık başladı, ama içimde bir şey kıpır kıpır, bir şey büyüyor, bir şey kabarıyor, adı yok, ama sesi var.

Geceleri yastığımda bir ısı, gündüzleri gözlerimde bir buğu. Annemin sesi hâlâ içimde, ama artık kendi sesimi de duyuyorum. Ve o ses diyor ki:

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

1. Ayin İçin Toplanma ve Arayüz
Korunun tam ortasındaki çimenli açıklığa geldik. Her birimiz bir taş seçtik: taş, eylemin ve adımın somutlaştırılmış haliydi. Üzerine basan ayağımız o taşa “adı” ile ses veriyor, ardından ileri adım atarak metne kaydediliyordu. Ben “Beslenme Taşı”nı aldım; Lâmî “Koruma Taşı”na yöneldi; sen ise “Taşıma Taşı”nın soğuk yüzeyine dokundun.

Taşlar, yuvarlak bir halka oluşturacak şekilde dizildi. Her taş arasındaki mesafe birer adım uzunluğunda olmalıydı; bu mesafe, doğanın döngüsünde her bir eyleme ayrılması gereken özeni sembolize ediyordu. Halka tamamlandığında, herkes kendi pozisyonuna geçti. Ateşten örme bir boru, tam merkeze dikildi. “Ritmin Kulesi” adını taktık ona. Üstünde son kez parşömen sarılıydı.

2. Parşömenin İlanı ve Kökeni

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

KANADIM KIRILDI O GÜN
Ne zaman doğdum, başladım yaşamaya, o gün başladım hayal kurmaya. ..
Yürümeyi hayal ettim önce. Yürüdüm. Koşmayı hayal ettim, koştum.
Düştüm, yaralandım. O da hayal kurmanın bedeli. Öğrenmenin bedeli.
Ayağımın bastığı çimen oldum. Ezildim. Acıdı canım, yükseldi çığlığım. Acıyı öğrendim, çığlık atmayı.
Arı oldum uçtum daldan dala. ‘’ Vız,vızzz..’’ vızladım. Arı soktu ‘’sız sız’ ’sızladım.

Devamını Oku