AĞANIN MAL VARLIĞI
Terör bitmiş, dolandırıcı şebekeleri baltayı taşa vurmuştu. Deşifre olmuştu ‘’ Savcı, Emniyet Müdürü’’ söylemleri. Deşifre olmuştu ya da kimse yutmuyordu oltayı.
Yeni söylem, yeni mecra ‘’ Özel Hayatınızın’’ görüntüleri. Özel hayat, en hassas en yufka damar. Kimin özel hayatı yoktu ki…
Özel hayat… Akan dereler durur karşısında, kuru dereler coşar karşısında.
AĞITLAR SULADIK KANLI GÖZYAŞLARIMIZLA
0kumuştum şiirlerimin en güzellerini
koca koca umut yükü minik yüreklere
………………………………daha ilk soluğumda
…………………………….daha ilk sözcük ilk hecede
Keşkeler düğümlenir boğazıma
İki damla gözyaşı uğurlar
Uçan son kuşları
Ardından bakıp durmak bana düşer hep
Keşkeler düğümlenir boğazıma keşkeler...
Öğretmen eğitim diyor da başka bir şey demiyor. Eğitim, eğitim…
Öğretmene çaktırmadan bakıyorum sözlüğe. Sözlükte ‘’ Eğitim öğrenilen bilgilerin davranışa dönüşmesi.’’ diyor.
Kulağım öğretmende, gözüm arkadaşların davranışında. Arkadaşların bir kısmının elleri bağlı ayakları tepiniyor, bir kısmının ayakları bağlı elleri tepiniyor. Bir kısmı kulaklarını sallıyor. Bir kısmının ağızları bir karış açık. Say dişlerini sayabilirsen. Katlan ağız kokularına katlanabilirsen
Ah be çocuklar ah!
Hani siz beklersiniz ya karın yağışını
‘’Okullar tatil olsa, kartopu oynasak’’ diye
İşte,
Biz de bekledik bir zamanlar
ARABAŞILI GECELER
..
Tuttuğumuz onca cırığın hatırı vardır
Kestiğimiz gart horazın sesi yankılanır
Virane duvarların yıkık köşelerinde
Senede bir gün de olsa pişirelim arabaşı
ARDIÇ DİBİ OBALAR
‘’ Ardıç dibi obalar
Kökten olur boyalar
Gızı gönül koyar da
Naz mı eder bubalar’’
Cinayetler manşet
Aldatmacalar köşe yazısı
Aşktan söz edilmez oldu
Yoksa ambargo mu konuldu
15. Bölüm: Kıvımın Dönüşen Zamanı – Yastıklararası Yolculuk
Zaman kıvrıldı, menteşe açıldı, yıldız tozu yastık kılıfına sinmişti. Koltuk sırtlığı artık bir takvim; her kumaş dokusu bir mevsimdi. Ömer Tarım, uzay mekiğinden seslendi: “Yayla hâlâ içimdedir, don hâlâ sırtımdadır.” Mutafa, yıldızlara giyilebilir metaforlar tasarladı—her biri bir eşek teriyle mühürlenmişti.
💫 Kıvımsal aparatlar evrim geçirdi:
GÖLGESİNDEN CÜMLE DAMLAYAN KIZ
Asya'nın Işıkla Yazdığı Hikâyesi
Ne zaman okula gitmesem, okulun camları buğulanır, tebeşirler susar, defterler yapraklarını kapatır sanırdım. Sanırdım da değil… Emin olurdum! Çünkü benim olmadığım bir sınıf, sobasız bir kış gibiydi; üşürdük hep birlikte.
Ama konuşmazdım. Sadece yazardım. Sessiz bir öğrenciydim; defterimle dertleşen, kalemiyle kahkaha atan, noktalarda durup iç çeken... Sonra öğretmenim bir gün yazımı okudu. Göz ucuyla bana baktı ve dedi ki:
— Asya, senin cümlelerin kulağımla değil, kalbimle duyuluyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!