Sorma! – Kıvımın Sessiz Çığlığı (Özgün Metin)
Gün ağarınca boynum bükülür, Dalarım uzaklara, gönlüm sıkılır. Sorma ne haldeyim huriyem, Sorma çünkü kelime bile utanır.
Yangınlardayım zaman zaman, Kor kor ateşler yanıyor içimde. Aşk beni kül ediyor, Ama ben hâlâ kıvım kıvım seni yazıyorum.
📘 Roman Başlığı: Canparçalar – Temsilin Yankısı
📝 Sayfa 1 – Hukukla Seğiren Kalp
Irem adliyede sustu. Hukukun gürültüsünde, onun sessizliği yankıydı. Dava dosyalarını taşırken, gözleri maddelerde değil, insanların yüzündeydi. Çünkü adalet sadece kanun değil—kıvımsal temastı.
Bir müvekkil ağladı. Irem uzatmadı sözünü.
KURTARIN BENİ BU DERTTEN
****
Öğretmenim,
yataktaydım galkamadım
…………ödevlerimi yapamadım
………dersinize dersen heç giremedim
📖 Kıvımsal Destan: Buzda Çıkan Ateşin Hikâyesi
Garadut ağacının altında doğdu Kasım Alisi. Şah damarı kesikti ama millet damarında akıyordu hâlâ. 92 Harbi’nde 7 hafta savaştı; toprak değil, direniş kazandı. Doktor sordu: “Garadut yedin mi?” O gülümsedi: “Bizim evin önünde bir ağaç var… her gün iki sepet yerim.”
Akşehir’de, iki katlı ahşap bir konakta mumlar yanıyordu. Elektrik yoktu. 139 mumla aydınlatılan gecelerdi. İbrahim Dede, Atatürk’ün emir eriydi—ama o sadece emir değil, zafer taşıyordu. Planlar çizilirken sessizlikte kurtlar uluyordu dışarıda. İçeride strateji, dışarıda kar, buz, kıvım.
Çağrı Arayışı: Kıvımın Ekonomik Yankısı
1. Sayfa: Kozmetik Sanayi – Parfüm Değil, Panik Kokusu
Türkiye’nin 70 yıllık güzellik imparatorluğu, artık vitrin değil—vitrin camındaki çatlak. Hunca Kozmetik, ikinci kez konkordato sürecine girdi. Arda Kozmetik, geçici mühlet uzatımı aldı2. Parfüm şişeleri rafta değil, borç defterinde patladı. Kozmetik artık ruj değil—kıvımın kırmızı alarmı.
Susturulduk
Küstürülmedik yarına
Susturulduk
Lal olmadık
Elbet çook sözümüz var
Yarına söylenecek
MASALLARA KONU OLDUK
.
Eskiden
Eskiden dediysem de dünden evvel
Bahar geldimiydi koşardın öküzü çifte
Sallardın kabağı, suya yollardın uşağı
MASALLAR DİYARINDAN
.
hani‘’ Bir zamanlar…’’
diye başlayan masallar vardır
.
‘’ Bir zamanlar…’’diye başlayan
KÖYÜM ŞEHRE DÖNMÜŞ
Dağlarında sürüler kalkardı, seherde örüye
Çoban uyku sersemi yürür, sürüye sürüye
Dokuz koyak, dokuz kepir varılır Kızılörü’ye
Gün vurur Buzluca’ya, duyulur kekliğin sesi
KOYVER GİTSİN
Nedense bizim sınıf farklı diğer sınıflardan. Diğer sınıflar derslerde dut yemiş bülbül. Teneffüslerde eşekler gibi koridorlarda tepinen, eşekler gibi anıran.
Bizim sınıf tam tersi. Teneffüste çıkmazdı dışarı. Otururduk yerimize çünkü yorulurduk. Ee!Kolay iş değil dersi kaynatmak, öğretmeni çıldırtmak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!