İbrahim Coşar Şiirleri - Şair İbrahim Coşar

İbrahim Coşar

Atakum’da güneş bir başka batar
Kızıla boyanır dağlar yokuşlar
Seven sevdiğinin elini tutar
Kördüğüm olmuştur gözde bakışlar

Atakum’da güneş bir başka batar

Devamını Oku
İbrahim Coşar

Düşünüyorum da, beni mahşerde
Görürsen, ne derim sana Atatürk.
Rejim düşmanları kaynar her yerde;
Sorarsan, ne derim sana Atatürk

Laiklik denilen güzel olguyu,

Devamını Oku
İbrahim Coşar

Ateşli bir yoldur ömür dediğin,
İlk nefesle ciğer yakar efendi!
Ağlamaktır o an benimsediğin
Susanlar çileyi çeker efendi!

Bu yol üzerine ilim irfan var;

Devamını Oku
İbrahim Coşar

Biz bey, ağa bilmeyiz bir tek halkı tanırız;
Dikensiz gül uzattık, ayıp mı ettik kardeş?
Yardım insanlıktandır, hep buna inanırız;
Zordaydın el uzattık, ayıp mı ettik kardeş?

Bir zaman tek yürektik, ne oldu da çözüldük;

Devamını Oku
İbrahim Coşar

Hayat yeter artık, çaresiz derde
Düşmüşüm, sancımı dindiremezsin.
Hasretin içine düştüğüm yerde,
Kalpteki yangını söndüremezsin.

Bir zaman anam da, babam da sağdı;

Devamını Oku
İbrahim Coşar

Güneşe yürüyorum, yolum dikenli, yamaç;
Ne bir dam var çevremde sığınacak ne ağaç;
Yağmura yakalandım, bulutlardan karayım!
Madem ıslanacağım bırakayım kendimi,
Yağmurda yürümenin zevkini çıkarayım.

Devamını Oku
İbrahim Coşar


Cahildir, bilgisiz insanı öven;
Sen kendi kendini bil derdi babam!
İstikrar yakala, kendine güven;
Çalış, başarılı ol derdi babam!

Devamını Oku
İbrahim Coşar

Üç beş genç toplanmışlar, umutları şişede;
İnfilak etmek için ateşler fitilini.
Hepsi dünyaya küskün en kuytu bir köşede;
Kendisi yaratıyor kendinin katilini.

Kararan gelecek mi, tükenen umutlar mı?

Devamını Oku
İbrahim Coşar

Ruhlar karmakarışık, bakışlar biçim biçim
Aşk, bir tüy kadar hafif, bir günah kadar ağır
Issız sokaklar kadar boş ve karanlık içim
Gündüz umuda gebe, gece kendine sağır

Aşk iksiri içmişim yârin altın tasından

Devamını Oku
İbrahim Coşar

Kaldırıp atmam seni parçalasa da rüzgâr,
Tutağında babamın sonsuz hatırası var
Yıpranmış, seni saran siyah bezin yadigâr!
Yadigâr bir şemsiye, geçmişimden hediye;
Sen babam kokuyorsun, baston saplı şemsiye!

Devamını Oku