hiç gitmediğim hep gittiğin kalışların sözüyüm
sensizliğin gözlerinde yalnızlığın dili kör olur
içime gömülü sevginin esir kentindeyim
dokunamayacağım kadar, kaderim yakın sana
ürkek sessizliğin pimini çekti ali cenap özlemler
-Dünyamızın kopuşu bundan ibarettir.
İnsan aslında mutluluk demektir.Doğunca niceler sevinir, okurken, evlenirken hep mutlu olanların olduğu huzur kentiyiz. Aslında en büyük mutluluğu iki yürek severken yaşar.
“Seni o kadar hayal ettim ki artık bir hayalsin.” Victor Hugo
Öyle bir çıktın ki karşıma,öylesi bir ölümdü sevgilim.
İlk defa doğar ,i yaşar gibiydi her halim. Az kalsın,azdan kalanlarımla gidecektim.Şimdi yalnızlığın bile zenginlik, bir gün gelişin bile dünya.
*Seni bana aşk diye doğurmuş annen. Emzirmiş yollamış bahtımın bütün duygu kentlerine.
-Aşk, tutku, ruh,ayrılık, acı, bütün duygu kentlerimi bir bir doldurdun.
bu gece sensizliğin sokağındayım
dum bada dum dum
ruhumun sesini dinliyor tüm istanbul
dum bada dum dum sevdim
sevdiğim gitti dum dum dum
bastığın her adım anılarla karanlığa akışıyor
*Göğün cam buğusuna yazdım bende kalan sensizliğin isimsizliğini.
Yasak iki yıldızın gecesinde sakladım bende kalan seni.Gecelere sığmadı, hecelere kalmadı yadın.Samanyolu’nda şarkı söyledi sözlerine meftun gök cisimleri.El ele dile dile değildi.Yürek yüreğe sonsuz bir hoşluğu boşluğuna bıraktılar.
-Damla frekansında ilk damlan çalında yaramda.Sonra öncesizliğimi anlatan son damlanı istedim. Alıp benden çaldılar. Alıp beni benden çaldılar böylece.
Üşütüyor gidişin yeniden gelişini
kan revan hatıralar kanıyor sol yanımda
meğer vedanın ziliymiş son sözün
Gönülden sızan söz ağırdır, her güzel cemal taşıyamaz Ruhsu.
Oysa doğru yolu bilip de gönle akmayan cümlelerin var.Vicdanımı sızlatan cümlelerin okyanusundayım.
-Affedilmez olana kafiyelendiğim için, yarim kafiyeleri bulman zor oldu.
Belki gün’eşe ihtiyacım var bunca karanlık gecem perilerin gözleriyle aydınlanırken.
Sihirli bir lambanın sihriydi gözlerinin sözleri.İçimde iksirini hazır içen iç çocuğun vardı. Büyülenişim bundan.
Yarina ait yarınlar arasında yarın senindir. Yarin yoksa da senindir.
*Tarot falında çekilen her kağıdın söyledikleri kadar gerçekdışı bir düşü tümleyemezsin.
-Yarınını çalan bir yarin şimdiki şimendiferine binsem ne fayda? R’ayına döşediğim gecelerin son istasyonundayım.
-Gelmek geliyor, gitmek gidiyor, sen mahşerine uzak
Sıratlar sunuyorsun. Gelemedin şairine?
Sana tenha sözlerim var bu gece…Yalnızlığım çok sesli çalıyordu.Biraz kıstım.Biraz çok sesli düşlerini oynadım.Yıldızlar halayıma katıldı.Ay, yüzünü iyice anlattı bana.
Bu gece SEN'den başka her şeyin çok şeyi oldum..Bu gece kendim oldum, kendimle türküler söyledim, halay çektim, terledim. Durmak bilmedim sen varsın diye.
*Susadım gül yüzüne.Güleç halinden bir bardak içtim.İlk gülüşün aklıma geldi. İlk sözlerin okundu roman gibi. Bir masal gibi uzadım gecene. Peri misin huri misin yoksa beni bekleyen kendin misin bilemedim içtim her halini.
YÜREĞİNE bütün alemimin mürekkebini harcadım.Yazgını yazamam; ama sevdanı yazmak istedim sana çaresiz bir kul olarak.
bir dreje ömür istedim varsıl yaşamın kıyısına
söylemlerini okudum alp demlerinde
hiçbir şey duymamış gibi dinledim seni
yürek devletinin anayasasını okuyordun feminen vatanında
kadınsal ülkenin kralı oluyordum demokratik sevgilerle
şehvetin başkentindeydi sarayın
Bakışının gövdesinde açılan gülün azmiyim
Yakışının uçurumunda kokuna tutunuk aşkın alisiyim
Öylesi gidişlerin ininde münzevesini unutan maşuğum
Atışlarım ve kalışlarım ta derinden Yusufi
Gömülü özlemlerimi bulmalısın
Aşkın hazinesine doğru akmalı pınarın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!