Sensiz beyazlaşan saçlarımdan kara haber var.Biraz kendim gençleşiyorum.
-Neden nedir diye sordum ?
-Sorgulayışın aynası dedin.
Gülünde kızıl kıyamet koparan rengin enginlerin lirlerim artı. Felsefi lirikalar yazdım yazgıma. Likalarımda leyli hecelerin uzar beni sana aklar balballar.
-Ateşimin sıcağında kavruluyor sensizlik. Yanıp yıkılan bakışının ışığında teninin beyazlığı yok.Nef çalıyorum, ret alıyorum, Nefret ediyorum sen –ve den.
ütüsüz günlerim güneş doğduktan sonra başlıyor
güneş battı aşk battı ve kara yalnızlığın aynasındayım.....
gayrı yalnızlığımın atomlarında senli füzyonları çıkardım
kime baksam Nagazaki, senli naz aline
ölümsüz bir sevginin fay yatağında yüreğim sevili ve serili
beni aldı elemin cadısı
Şairden ilim gülüne ithaf...
Sevgiler su olur yüreğin akar ilim yoluna
En güzel gülücükler büyütür seni geleceğe
Varlığın ayna olur güzelliklere taranır sevenler
Dileğinin ırmağı akar sevdalara kalırsın sevde diye
Seferberliğe hazırmış doldurulan hazan kilerimizde ilk baharlar açılınca… Biz yangın sevdamızı beklentisizliğin durulanışında açtık.
Ay kraterlerinde bir tutam tutku ırmağı akar yalancı cennetimizin Kevserlerine. Yalnızlığımızı paklayınca, tenimizi yağmurlar aklaştırır.
Bir buluttan nem kapmanın kapanında çıkmalasın,nadas sevdamda in cin inci ararken, sensizliğin ırmağı çağıldayıp duruyor.Oysa yüreğimin tarlasında binlerce sen mahsulü yetişir.
Bu huzuru çıkan çivit düşler resitalinde nemli bir bulut olarak düşlerime yağıver. Kumruluğunun kuruttuğu uzak kalışlarımı, yanımda nefes alışınla şehri zar eyle.Şehrazat ol gecelerime.Her gece bin bir güzelin toplamından bir tutku sun bana.Bense ,seni anlamayan gaddarı olam.Kadarlanmış,kederlenmiş bir kaderin kare köklerinde,kök hücre uygulaması yap.Beklentisiz geceler sun her gece, her gece bin heceye böldür kendini.
Gülmeyi ve ağlamayı gül kurusu aralarına sakla.Biraz ağla; ama bana gülmeyi öğret.
Düşleri yırtılmış yaşamın döşeğinde bir gün gelirsin, bir gün gözlerime ışıldarsın,bir gün “ gün “ olmayı yamala.
Sey/Yar S’atıcı Mecnun
- Bir gülücük için aklını yitirdi. Yaşadığın mahallede belki seni görür diye hep seyyar satıcılık yaptı.Akli melekeleri oynamıştı.
-Ayşe fasulye der dururdu. Yalnız taze “Ayşe “ fasulye satardı.
Bugün var, yarin yok derdi. Yetişen alır, batan bir aşk gemisinin malları bunlar.
-Yalnız bende bulunur bu yara.Özel ruh bahçesinden toplanmıştır.Organik bunlar.
*Haklısın, ütülediğin sevdamda çift iz benim eserimdi.Oysa sen buharlı gülgeçlerimi üteler ve ötelerime şık bir gelecek sunardın.
*Yine de günahımı alma ki günahlarla batan Sodom Gomore olmasın yüreğim. Şehrine geldim nazlı edan sokağına işlenmiş.Ali Nazik yemek istedim elinden, gönül dilin izin vermedi.
Şehrinaz:
-Bilirsin erkeklerin hazları kirli çamaşır kutusundadır. Beynin çamaşır makinesi yok ki.Yıkansın emeller.
'o kendini biliyora ithaf'
Bir hüznünün kutuplarında gelişinin pengueni seni oynar
Dünyanın sonu olmalı buzulların eriyor bu aşktan sayılmalı
Seni su adası yaptım, kara bahtımın karasında karalara yer kalmadı
acizler benim meczupluğumu dengeliyor
hayatın hatalarına hat çekiyor güzeller
yaşanmışa uzun redif olan romeo artığı anmalarda herkes
acı çekenlerin aşiret reisiyim
hislerimin denizi kurudu ben gemisi karada ayşe ankarada
tesbitlerimin tesbihini çekemez oldu al kaderim
Hayrettin Taylan
Aşk toprağıyım
Seni ektim ömrüme
Tohum ol sevdamın filizine
Filiz’ler orman olmasın gönül dünyama
' o 'kendini biliyora..ithaf....
sen alt mısra ben üst mısra..
merhaba şiirim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!